5 Ekim 2022

Köşe yazıları


“ FETÖ / PDY TERÖR ÖRGÜTÜ “ yapılanmasının kökleri yaklaşık 60 yıl öncesine dayanmaktadır. İslami bir cemaat görüntüsü altında Risalei Nurları kullanarak Devletimizin tüm kurumlarına sızan ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içerisindeki kilit noktaları ele geçirerek haşhaşi bir zihniyetle Devletimizi tamamen ele geçirme girişimlerinde bulunan bu hain yapılanmaya 15 TEMMUZ 2016 tarihinde Milletimiz tek yürek olup, engel olmuştur. 

Rabbim küfrün ve zulmün sahiplerini “ KÜFÜR MİLLETİ “ olarak tek isim altında bizlere bildirmektedir. Küfür Milletinin unsurları İslamın sancaktarlığını yapmış olan Devletimize, Dinimize, Örf Adet ve Anenelerimize tarih içerisinde farklı isimler altında saldırmışlardır ve yaşadığımız asrın ve islamın deccallerinden olan bu yapının şuan ki adı “ FETÖ “ olmuştur. Fetö başta olmak üzere bu tür yapıları besleyip, güç haline getiren üst aklın kimler olduğu ise Milletimizce açıkça bilinmektedir.

Küfür Milletinin beslediği “ FETÖ “ ve benzeri yapılar asla hainlikten ve ihanetlerinden vazgeçmeyecektir. 

Hal böyle iken, 15 TEMMUZ sonrasında Milletimiz içerisinde “ FETÖ “ tehlikesinin tamamen sona ermiş olduğu şeklinde büyük ve tehlikeli bir algının oluşturulmak isteniyor olması sebebi ile İhanette Tesadüfün Asla Mümkün Olmadığına dair Fetö Hakikatlerini kaleme alıp, fimet.org sitesinde yayınlanmış olan ilk makalem sonrasında tüm hususların daha açık ve net olarak anlaşılabilmesi için kronolojik bir sıralama ile ikinci makalemi yazmak elzem olmuştur.

Bu makalemin devamında ise, Devletimize ait OHAL KHK’Lar ile “ FETÖCÜ “ ilan edilen ve Şerefli Emniyet Teşkilatımızdan ihraçları gerçekleşmiş Sözde Emniyet Müdürlerinin açık ve aşikar Kumpasları ve Zulmüne Kimlerin “ SESSİZ “ kaldıklarına dair son derece vahametler içeren yeni yazımı ilk olarak yine burada sizlerle paylaşacağım.

TESCİLLİ FETÖCÜ EMNİYET MÜDÜRLERİNİN ZULMÜ

2014 – Emn. Amiri Yılmaz ÖZDEMİR Hakkında “ RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK “ suçu ile şikayetime dair dosya neticesinde Emniyet Amiri suçlu ve kusurlu bulunarak “ İKAZ “ edilmiş olmasına rağmen bu dosya adli mercilere iletilmeden işlemden kaldırılmıştır. Bu dosya ile ilgili sürece görevde oldukları dönemde müdahil olan “ EMNİYET MÜDÜRLERİ HÜSEYİN GÜRBÜZ, ARİF AYKUT VE AYHAN TAVAN’DIR. “

2015 – “ RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK “ suçu ile ilgili yeni belge ve deliller ortaya çıkması nedeniyle Emniyet Genel Müdürlüğüne tekrar müracaatta bulunduğum dilekçelerim olayın faili olan Emniyet Amirine el altından verilerek hakkımda “ İFTİRA “ suçundan adli ve idari soruşturmalar başlatılmıştır.

2016 – 15 TEMMUZ Sonrası Vatana ihanet etmiş yapılanma ile irtibatlı veya iltisaklı olanlar Devletimizin Kamu Kurumlarından OHAL KHK’Lar ile ihraç edilmişlerdir. Yukarıda isimleri yazılı 3 Emniyet Müdürünün üçü de 670 ve 672 Sayılı KHK’Lar ile ihraç edilmişlerdir. ( Arif AYKUT Bylock İddiaları ile Yargılandığı adli dava neticesinde 8 Yıl 9 Ay Hapis Cezası Almıştır.)

2017 – İhanette Tesadüfün olmadığını hakkımdaki sürecin tamamının “AÇIK BİR FETÖ KUMPASI“ olduğunu adli ve idari yönden yetkili mercilere ve kişilere bilgi ve belge sunmak suretiyle defaten açıklamalarda bulunmuş isem de, “ FETÖNÜN F’Sİ, FETÖCÜ SÖZDE EMNİYET MÜDÜRLERİNİN İSİM VE ESAMELERİ DAHİ GEÇMEYEN İDARİ BİR KARAR İLE TARAFIMA HUKUKİ HİÇBİR DAYANAĞI BULUNMAYACAK ŞEKİLDE DİSİPLİN CEZALARI VERİLMİŞTİR. “ ( KAYSRİ VALİLİĞİ İL POL. DSP. KRL İDARİ SORUŞTURMA DOSYASI: 2015/1059-178 KARAR NO: 2017/49)  

2018 –     Şerefli Emniyet Teşkilatımızdan OHAL KHK’Lar ile FETÖ’den ihraçları gerçekleşmiş bu sözde Emniyet Müdürlerinin organize bir şekilde görevlerini kötüye kullandıkları ile ilgili “ BİMER “ Müracaatım idari yönden işlemden kaldırılmış, Fakat; FETÖCÜ Sözde Emniyet Müdürlerinin işlediğini iddia ettiğim suçlarla ilgili Adli Mercilere herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.

2019 – Adli yönden “ İFTİRA “ suçundan yargılandığım iki ayrı olayla ilgili davada delil yetersizliği sebebi ile takipsizlik kararı verilmiş olaya dair tekrar eden bir şikayetimin kesinlikle olmadığını açıkça belirtmiş olmama rağmen, bu olayla ilgili tarafıma İftira suçundan “ MAHKUMİYET “ kararı verilmiş, Fakat FETÖ KUMPASI olan olay ve hususlarla ilgili hiçbir açıklama ve değerlendirmede bulunulmamıştır. ( KONYA / ÇUMRA ASL CZ MH. 2015 / 696 ESAS, 2019 / 113 KARAR )

İstinaf sürecinde ise, 5 klasörün üzerinde olan bu dosya toplam 7 günde ve UYAP üzerinden gönderilen bir tebligat parçasıyla aynı tarihte mahkumiyet hükmüm onanarak kesinlik kazanmıştır.  Adli süreçte de İdari süreçte verilen kararda olduğu gibi “ FETÖNÜN F’Sİ GEÇMEMİŞTİR. “

            EZ CÜMLE; “ AÇIK VE AŞİKAR FETÖ KUMPASI OLAN BU SÜREÇ NEDENİYLE DEVLETİMİZİN ADLİ VE İDARİ MERCİLERİ ALTADILIP, YANILTILARAK ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR İLKESİ YERLE YEKSAN EDİLMİŞTİR. TÜM BU OLANLAR KARŞISINDA HUKUKUN MÜSAADE ETTİĞİ HER ALANDA VE HER YERDE TEK BAŞIMA BIRAKILMIŞ OLDUĞUM FETÖ MÜCADELEMİ KARARLIKLA SÜRDÜRMEYE DEVAM EDİYORUM…“

         Fetö Zulmü ve Bu Zulme 3 Yıldır Sessiz Kalanlarla İlgili Yeni Makalemi Bekleyin…

Selam ve Dua ile Allaha emanet olun


FETÖ KUMPASI MAĞDURU POLİS

 ALİ SARIKAYA

2008 yılında bir ilimizde polis memurluğundan, komiser yardımcılığına geçiş sınavında soruları sızdıran sözde imam, 2016 yılında yakalanıyor ve itirafçı oluyor. Sınavdan önce örgüt elemanları ile sık sık görüşüp toplantılar yaptığını, soruları ve cevapları verdiği 13 kişinin sınavı kazandığını söylüyor.

Bu 13 kişinin isimlerini de sayıyor. O sene o ilden ise toplamda 15 kişi sınavı kazanıyor. Yani sınavı kazanan iki kişi FETÖ’cü değil. Bu iki kişiden birisi erkek diğeri bayan ve 15 kişiden 14’ü il merkezinde görev yapıyor. FETÖ’cü olmayan erkek ise şehir merkezine 130 km uzaklıktaki bir ilçede görev yapıyor.

Hal böyle iken sınavı kazanan 15 kişinin, 15’i de açığa alınıyor. Yani devletinin yanında olan 2 komiser mağdur oluyor, devletten soğutuluyor. Oysa bu iki komiser açığa alınmadan önce yapılacak çok basit bir işlem vardı. Cep telefonlarının döküm ve sinyal bilgilerini incelemek…

O komiserler açığa alınmadan bu işlem yapılsaydı, 15 kişiden kaçının birbiri ile irtibatlı olduğu, hatta ilçedeki polisin bir yıla yakın bir süredir il merkezine bile gitmediği, FETÖ’cü 13 kişiden de hiç birisinin o polis memurunun görev yaptığı ilçeye gitmediği anlaşılacaktı.

Bahsettiğim 2 komiser daha sonra haklarında adli işlem bile başlatılmadan görevlerine iade edildi. Edildi ama ne fayda… Alınlarına kara leke çalındı bir kere.

Yine bir ilimizde 2018 yılında FETÖ şüphesi ile açığa alınan bir polis memuru şikayet dilekçesi hazırlıyor. Dilekçede o ilde görev yapan değişik rütbelerde 23 polisin ismi var. Ve dilekçesindeki isimlerden sadece birkaç tanesinin FETÖ’cü olduğundan şüphelendiğini, diğerlerinin ise FETÖ karşıtı olduğunu yazıyor.

Dilekçede ismi geçenlerden yaklaşık yarısını bizzat tanıyorum. 17/25 aralık öncesinde bile FETÖ’cüleri sevmeyen, onlarla oturup bir bardak çay dahi içmeyen kişilerdi. Yukarıda da yazdığım gibi zaten şikayet dilekçesini yazan kişi birkaç kişinin FETÖ’cü olduğundan şüphelendiğini diğerlerinin karşıt olduğunu yazıyor.

Karşıt olanlarından bazılarının karşıtlığını da örnek vererek anlatıyor. Mesela dilekçede adı geçen 2 polisin FETÖ karşıtı X tarikatından olduğunu, yine dilekçede adı geçen bir emniyet müdür yardımcısı ile bir komiserin FETÖ’cüler ile ilgili çalışma yaptıklarını, yaptıkları bu çalışmalarla önemli birimlerde görev yapan ve FETÖ’cü olduğundan şüphelendikleri kişileri pasif görevlere çektiği yazıyor.

Buna rağmen yine bahsettiğim üst düzey yöneticiler dilekçede adı geçen 23 kişinin tamamına FETÖ şüphelisi olarak idari soruşturma açıyor. Olayı öğrenen ve dilekçede ismi geçmeyen eski istihbaratçı bir polis memuru, eski istihbaratçı olması hasebiyle dilekçede ismi geçenlerin çoğunu tanıyor.

FETÖ’cü olmadıkları gibi, FETÖ ile mücadele eden kişiler olduğunu da biliyor. ‘’Ve bu arkadaşlarıma kurulan bir kumpastır, ben buna seyirci kalamam, Ankara’ya gidip kendimi Kızılay meydanında yakacağım’’ diyerek sosyal medyada paylaşım yapıyor ve Ankara’ya doğru yola çıkıyor.

Polis memurunun bu davranışı nedeniyle ilin koskoca valisi polis memurunu telefonla arayarak ‘’Evladım geri dön. Eylem yapmana gerek yok. Bahsettiğin dosya ile bizzat ben ilgileneceğim’’ demesi üzeri polis memuru geri dönüyor.

Bir yıl boyunca kapanmayan böylesine saçma sapan bir soruşturma, o polis memurunun girişimi ile iki gün sonra kapatılıyor. Ve soruşturma sonunda kimseye de ceza verilmiyor. Hatta soruşturmada adı geçen yaklaşık 10 kişinin ne ifadesi alınıyor, ne sana soruşturma açtık deniliyor, ne de soruşturmayı kapattık deniliyor. Yani bu kişilerin soruşturma geçirdiğinden haberi bile yok.

ADALET İŞTE BUDUR

Hatta bu soruşturma yüzünden; başpolis memurluğundan komiser yardımcılığına terfi edecek iki arkadaşımız terfi de edemiyor. Yapılan bu soruşturmadaki bir başka olay ise; idari soruşturma bitince adli makamlara konu bildiriliyor. Oysa yürürlükteki TCK’ya göre kolluk kuvveti bir ihbar aldığında anında Cumhuriyet savcısına bilgi vermek zorundadır.

Anlattığım olayda ise Cumhuriyet savcısına yaklaşık bir yıl sonra bilgi veriliyor. Savcı kendisine geç bilgi verildiği için o üst düzey yöneticilere soruşturma açtı mı orasını bilmiyorum. Ancak savcı dilekçede adı geçen 5 kişi hakkında zaten adli soruşturma yürütüldüğünü tespit ederek mükerrer soruşturma olacağından ‘’SORUŞTURMAYA YAPILMASINA YER OLMADIĞINA ‘’ dair karar veriyor.

Diğer 18 kişi için ise şüpheli hiçbir bulguya rastlamadığını belirterek Onlar hakkında da ‘’SORUŞTURMAYA YAPILMASINA YER OLMADIĞINA’’ dair kararını vererek dosyayı iki ayda kapatıyor. O savcımızı, bu kadar çok şüphelisi olan ve terör iddiası içeren bir dosyayı bu kadar kısa sürede sonuçlandırdığı ve ilgili tarafları bilgilendirdiği için gerçekten tebrik ediyorum.

ADALET İŞTE BUDUR… Çünkü; geç gelen adalet,  adalet değildir.

EM. KOMİSER

ŞEFİK ÇÖMEZ


Kendi kafanıza göre uydurduğunuz !?

2013’ü Milat kabul ederek ? paçayı sıyırmaya çalışanlar  fetö tarafından yönetilmektedir

açık ve net olarak bütün deliller ve belgeler ortadayken , nasıl kendinizi masum görebilirsiniz ?

ve  birbirinizi suçlayarak nasıl bu günahlardan

kurtulmaya çalışırsınız ?

hepiniz suçlusunuz !!!

Basiretsizliğiniz ve burnunuzun ucunu dahi  göremeyecek kadar

sizi kör eden , hırslarınızla ,

Fetö’nün önünde bilerek diz çöküp , el öptüğünüz halde!

masum olduğunuzu,

kime , nasıl anlatabilirsiniz?

Bunu size  hatırlatanları zindanlara  atarken ,

3 – 5 Vatansever ,

Adalet Perver,

hakperest insanları da itibarsızlaştırıp ,sindirerek , Hain ilan ederek , kumpaslarla ,bugüne kadar bile bile göz

yummadınız mı  ?

hepiniz bu zulümde ortaksınız .

Fetö mücadelesinde !

bölünmüş büyük ortadoğuprojesinde  !

Ilımlı İslam ihaneti  projesinde ,  !

Güya mücadele edecek olan , Aydınlık grubuna !

Doğu perinçek’e !

Ulusal kanala !

yazıklar olsun diyorum , esefler olsun diyorum, kınıyorum .

Yine program yaptığım diğer bütün tv  kanallarına

yukarıdan aldıkları emirlerle ve yurt dışı

fetö baskıları ile !?

sesimizi kesip

Türkiye gündeminin

1 . maddesi olması gereken Fetö tehlikesinin ve felaketinin unutturulması için ?

ekranlarını ve gazetelerini bize kapatan bütün televizyonlara !?

özellikle İslam ve dindarlık maskesi kullanarak dindar  kesimini uyutan

ve sömüren

AKİT Medya grubuna yazıklar olsun, esefler olsun .

Fetö’nün bütün belgelerini ve kimsede olmayan kasetlerini yayınlayarak !?

4 yıla yakın

Akit TV’de yapmış olduğum canlı programları ?

ve haftada 3 gün 1000’den fazla köşe yazılarımla !

Fetö felaketini anlatmak için çırpınırken ;

aniden ve hiçbir açıklama olmadan susturulmam ??

Feto’nun değirmenine su taşımak değil midir ?

kimin talimatıyla olmuştur ? kimden korkularak programlarım ve yazılarım durdurulmuştur ?

halkımızın ve kamuoyunun bilmesini ,sorgulamasını istiyorum ?

Fetö’yü gündemden düşürerek havanda su döven konularda , programlarla

geçiştirmesini  esefle kınıyorum ,

Kamuoyuna açıkça şikayet ediyorum .

Bunların hepsi Nurettin Veren’in Fetö ile yaptığı  mücadeleyi niçin desteklemediniz !

ve hepiniz dilsiz kesildiniz diyerek ,

halkımızın sorgulaması için yazıyorum .

Türkiye’nin bu

1 .Gündemi olan

en hayati beka meselesi ,

hiç kimse tarafından sorgulanamıyor ,

kimse konuşmaya cesaret edemiyor .

göstermelik operasyonlarla kamuoyu uyutuluyor ?

daha evvel aldatıldık , kandırıldık diyenler ?!

yine kandırıldık aldatıldık diyemeyecekler ?!

Çünkü  ,Fetö tarafından ortada ele geçirilecek hiçbir şey kalmayacak .

Atı alan Üsküdar’ı geçmiştir su köprüyü bölmüştür ;

artık anladım ,uyandım demek

ahmaklık ve basiretsizliktir.

Yüce Allah : ahmaklık ve basiretsizlik , adaletsizlik yapanların ,

üzerine pislik yağdırır , bela ve musibetler yağdırır, cezalandırır : buyuruluyor.

uyuyor numarası yapanların uyandırmaları için!

Kırmızı alarm vermek için ! tekrar bunları söylemek ihtiyacı hissettim!

NURETTİN VEREN


EY Devlet gemisi batarken direğini boyamaya çalışan iktidar ?

EY bu karmaşadan istifade; geminin dibini  delmeye çalışan

MUHALEFET VE ALTILI MASA !?

EY cambaza bak ,

cambaza diyen  !!

Belki ; ben de bir

masa , koltuk, kaparım ,

herhangi bir yere 

kol değneği veya baston olabilirim diyen

3 . sınıf partiler !?

SİZLERE SESLENİYORUM .

Hiçbirinizin gündeminde ve tüzüğünde , programında , ülkenin kalbi beyni ruhu gibi olan !!!

YARGI,EMNİYET,ASKERİYEMÜLKİYE VE ÜNİVERSİTELERİN ?

FETÖNÜN

%9O  kadroları tarafından ele geçirmiş olmasından !? endişeniz  , korkunuz

 ———    YOK MU  ???  —–     

ve FETÖ meselesini görmezden gelerek !?

havanda su dövenler !? acaba neyin peşindesiniz ?

Ortada yöneteceğiniz bir demokrasi ,

iktidar , muhalefet ve bağımsız bir ülke kalmamışken !?

60 yıla yakın; 

ilkokulu bile bitirmemiş cahil bir ADAMIN ?

KURDUĞU FETÖ ÖRGÜTÜ !

herkesin gözünün önünde ,

SESSİZ VE DERİNDEN

                giderek !

ülkenin bütün kurumlarını yavaş yavaş ele geçirip !! tamamen yönetime hakim olduğu bu ülkede !!!

Siz neye sahip olup ,

hangi iktidarı ,

muhalefeti , yöneteceksiniz

Paramparça olmuş bir imparatorluğun  !!

Külleri içerisinden ,

Gazi Atatürk’ün ve  yüzbinlerce şehidin  , canlarıyla , kanlarıyla kurtardığı, ve kurup bize teslim ettiği,

kahraman milletimize !!!

YÜCE RABBİMİZİN

MERHAMETİ VE LUTFUYLA ,HEDİYE ETTİĞİ

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni  !?

kısa bir zamanda  dış düşmanlara  ve onun maşalarına  , kaptırmanın vebalini ve hesabını vereceksiniz ve vermelisiniz  .

Zavallı cahil bir adamın  ve destekçilerinin ; gayretiyle

bugün perişan olmuş

FETÖ VE DIŞ GÜCLERİN YAĞMALADIĞI ,

BU GÜZEL VATANIMIZI

VE MİLLETİMİZİ !?

elinizden kaptırmış olmanın Vicdan azaplarını  çekmelisiniz .

(KAPTIRMASAYDINIZ !)

(YAN GELİP UYUMASAYDINIZ !)

(KEYF YAPMASAYDINIZ !)

(Cehaletiniz ,tembelliğiniz ve gafletiniz ,)

BU GÜNAHINIZA

MAZERET DEĞİLDİR.

Olsa olsa buna ;

(Özürü , kabahatinden büyük ) denir .

İlahi mahkemede  ülkenin bu perişan hali ,

sizin boynunuzun borcu ve vebalidir .

Hala daha uyanamayıp !

DIŞ GÜCLERE YAĞMALATTIĞINIZ , YOLGEÇEN HANINA  ÇEVİRDİĞİNİZ ,

KUTSAL VATANIMIZI ;

TEKRAR YAĞMALATMAK İÇİN Mİ  siyaset yapıyorsunuz ?

Kendi elinizle ülkenin bütün kamu kurumlarını , personellerini ,

BİLE BİLE FETÖ’YE

TESLİM ETTİĞİNİZ halde,

bunun vebalini ve sorumluluğunun hesabını vermeden !?

yeniden iktidar olma kavgaları peşindesiniz ?

EY Atatürkçüyüm deyip de Atatürk’e ihanet edenler ,

EY MİLLİYETÇİYİM ,

VATAN SEVERİM DEYİP DE

250 bin dolar karşılığında hem vatanını, hem de Yurttaş olma avantajını , Bonus gibi  satanlara , sessiz kalanlar !!!

EY DİN İÇİN ,

İMAN İÇİN ,

FAKİR ÇOCULARIMIZI OKUTMAK ,

KALİTELİ İNSANLAR YAPMAK İÇİN ,

EĞİTİM DİYENLER !!!!

EY ülkenin beyni ,kalbi durumunda  olan ???

ORDU MENSUPLARI !

 — 12-13  , yaşında size teslim  edilen

masum KULELİ  talebelerini ve

askeri okul  mensuplarını,

FETÖYE kaptıranlar ?

bu mevki ve makamların sorumlusu ; sizlerdiniz ??

EY Fetö’nün olimpiyatlarında ağlayanlar alkışlayanlar ; hasret bitsin şarkıları söyleyenler !? FETÖ’YE yalvaranlar ;

bu basiretsizliğinizin

birinci  sorumlusu  sizlersiniz .

İktidar hırsıyla ?

Kapıyı içeriden açan !

masa kapmak ,

mevki makam kazanmak için !?

Feto’ya diz çöken ,

el , ayak öpen basiretsiz

ve İzansız korkak müslümanlar !

ve ilahiyatçılar ! akademisyenler !

Goy goycu proflar! ABANTCI , ZARFÇILAR !

TUSKON

TOPLANTILARIN DA

ayakta alkışlayan

fetö için gözyaşı döken

HOLDİNG CİLER  !

Üç adım ötesini göremeyen Zavallı gazeteci geçinenler!

Ülkemizin %90 üniversitelerinin

öğretim elemanları !

EY ; devletin üniversiteleri elinde olan !

FETÖ’YE  sessiz kalanlar , görmezden gelenler !

kendi kafanıza göre uydurduğunuz !?

2013’ü Milat kabul ederek ?

NURETTİN VEREN


Yıllarca Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Millet olarak Dış güçlerin maşası olan FETÖ/PDY terör örgütünün algı, komplo ve suikast eylemlerine maruz kaldık, bunların kimi fetö ihanetinin  deşifre olması ile çözüldü kimi çözülemedi ve toplum üzerindeki algıları hep devam ediyor, yıllardır bunu hep dile getirdim ve getirmeye devam ediyorum, 15 temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümünde bu ihanetler dizisinden birini tekrar dile getirmeye çalışacağım.

HANEFİ AVCI’YA KUMPAS

2010 yılından bu güne kadar basın medya, televizyonlar, akademisyenler, siyasiler ama her yerde, herkes tarafından anlatılan, ama soru işaretlerinden hiç bir zaman kurtulamayan, HANEFİ AVCI’ya kumpas meselesini sorular ile ele alacağız, sebebine gelince biliyorsunuz ki genel olara hakim olan görüş Hanefi AVCI’ nın HALİÇTE YAŞAYAN SİMONLAR adlı kitabı yazdıktan sonra, FETÖ mensuplarınca, Hanefi AVCI’ya kumpas kurulduğu düşüncesi hakimdir, ama ben Hanefi AVCI’ya kumpas olayında bile bir algının olduğunu hep düşündüm ve zaman ile bu düşüncelerimin boş olmadığını gördüm.

Hanefi AVCI’ ya kumpas olayında, nasıl bir algı olduğu yönündeki düşüncemi ana hatlarıyla anlatayım ve burdan Hanefi AVCI’ya sorular soralım, FETÖ mensuplarının Hanefi Avcı’ya yazdığı kitaptan dolayı kumpas kurduklarını biliyoruz, ama kumpas kurulan kim, kumpası kuranlar kimler ve hangi ideolojiye mensuplar bu sorunun cevabı her şeyi ortaya çıkarıyor ve zaman içerisinde yaşanan gelişmeler ise bu sorunun cevabını teyitliyor aslında; kumpas doğru ama kumpas olayı fetö ile Hanefi Avcı çatışmasından ziyade örgüt içi çatışma, işte bu çatışmaya katılan örgüt içindeki iki gurup, bu gruplardan bir KOZ GRUBU; Kozanlı ÖMER Kod adlı Osman Hİlmi ÖZDİL ve bu gruba destek olan SÜLEYMANCILAR içerisindeki FETÖ mensupları, diğeri ise KÖZ GRUBU, Bir zamanlar FETÖNÜN sağ kolu olan, FETÖNÜN ANKARA VALİSİ olarak adlandırılan, EMNİYET İMAMI PROF DR KEMALETTİN ÖZDEMİR grubu olarak adlandırılan, KÖZ GRUBU arasındaki bu çatışma,

Bu üç grup arasındaki çatışmada, FETÖ ihanetinin bir kitapta anlatılmaya çalışılırken bile algı yaratılmış ve kamuoyuna Hanefi Avcı fetö ile mücadele eden biri gibi gösterilmek istenmiş

 bunun örgüt içi bir çatışma olabileceği hiç bir zaman ifade edilmemiştir, Zamanla bu grupların nasıl renk değiştirdiği, toplum üzerinde nasıl bir algı oluşturmaya çalıştıkları ve yaptıkları hamlelerdeki renk değişiklikleri gözden kaçmasa bile birileri çıkıp bu konuyu neden  dile getirmemiştir?

Hanefi AVCI neden cezaevi sürecinden sonra sessiz kalmıştır? AVCI’ya kumpas kuran ekip içerisindeki Ali Fuat YILMAZER, Kenan SOYDAN, Ali YILMAZ gibi üst rütbeli FETÖ mensupları tutuklanır, kumpas kurduğu iddia edilen, arama ekibinin başındaki sorumlu müdür yargılanmışmıdır? AVCI’ nın odasında arama yapan operasyon sorumlu Müdürü hakkında AVCI davacı olmuşmudur?

Sabah gazetesinin 11.11.2014 tarihli Nazif KAHRAMAN’ ın AVCI’YA KUMPAS KASETLERİNİN SIRRI ÇÖZÜLDÜ? Başlıklı yazısı hakkında İçişleri bakanlığı, EGM ve adli merciler dava açmışmıdır? Bu haber ile ilgili EGM adı geçen müdürlere soruşturma açmışmıdır? Haber ile ilgili basın yayında geçen ve suç unsuru oluşturan haberler ile ilgili cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunma görevi GÜVENLİK DAİRE BAŞKANLIĞININDIR, bu haber yayınladığında güvenlik daire başkanının bu haberde adı geçen 1.sınıf Emniyet Müdürü Arif ÇANKAL olduğunu biliyormusunuz? Hanefi AVCI  Arif ÇANKAL’dan davacı olmuşmudur?  Arif ÇANKAL Kendisi hakkında paralelci diye hitap eden sabah Gazetesi  yazarı Nazif KAHRAMAN’dan davacı olmuşmudur? FETÖ ile mücadele eden Nazif KAHRAMAN bu haberi yazdıktan sonra savcılığa suç duyurusunda bulunmuşmudur?

Muhattaplarının bu soruya cevap vermesi bu örgüt içi çatışmayı gözler önüne serecektir, Çatı davası içerisinde KÖZ Grubu ve KOZ Grubunun pozisyonu nedir bu grupların mensupları FETÖ ile mücadele ederken nasıl renk değiştirip at izinin it izine karışmasını sağladılar?

Hanefi AVCI’nın kendi itiraflarında kendisinin FETÖ ışıkevlerinde 8-9 ay kaldığı ve çocuklarının FETÖNÜN Okullarında okuduğunu anlatıyor? Avcı’ya soruyoruz hayatınızdaki FETÖ bağlantıları sadece bu kadar mı?

SÖZCÜ GAZESİ 25 Nisan 2022 tarihli ÖZGÜR CEBE  FETÖ mensubu eski Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep GÜVEN  hakkında “KIRMIZI BÜLTENLE ARANIYOR, İSTİHBARAT ŞUBENİN HARD DİSKLERİNİN KOPYASINI GÖTÜRMÜŞ” başlıklı yazısında  Hanefi AVCI’nın Recep GÜVEN ile birlikte, PKK itirafçısı albay TEMİZÖZ davasında SOKAK LAMBASI KOD adıyla tanık yapılan daha sonra sanık durumuna düşen Hıdır ALTUĞ  adlı itirafçı, ifadesinde Recep GÜVEN ve Hanefi AVCI’nın yönlendirmesi ile asker kişiler aleyhine ifade vermeye zorlandığını ileri sürüyor? Şimdi bu şartlarda Hanefi AVCI’ nın FETÖ bağlantısı devam ediyormu? FETÖ ile irtifaklı değil ise bu iddiaya göre Recep GÜVEN ile ilişkisi nasıl oluyor? Örgütsel bir komplo operasyonunda yer alıp almadığını kamuoyuna açıklamalıdır ve devletimiz gerekli soruşturmayı, yapmalıdır, Selahattin DEMİRTAŞ ile ilgili açıklamaları açık ve nettir, rütbeleri sökülünce FETÖ ve PKK ile mücadele ettiğini ifade ediyor, bu nasıl bir renk değişikliğidir? ŞİMDİ BURDAN SORUYORUM Hanefi AVCI SiZ HANGİ İDEOLOJİYE MENSUPSUNUZ? Gerçekleri çıkıp devlete millete anlatmak için kaç tane itirafçının çıkıp itirafta bulunmasını bekliyorsunuz! Bu milletin aklı ile daha ne kadar alay edeceksiniz?

İbrahim YILDIZ

EMEKLI POLIS MEMURU

TÜRKİYEDE HANGİ NURCU KOLLARI FETÖYE DESTEK VERİYOR 2022 RAPORU VE BELGELERİ

17 25 2013 den sonrası Fetullah Gülen desteği veren Nur Cemaati Meşveret ve Okuyucu Grupların ortak güncel belgesi 2022 e kadar

👉👇👇👇

BU BELGELERİ NURCULARIN TAMAMI TÜRK MİLLETİ GÖRMESİN SORGULAMASIN İSTİYOR ÖZELLİKLE YAYILMASINI İSTEMİYORLAR SİZ YAYIN HESAP SORUN CEVAP İSTEYİN 🇹🇷👇

1-

THOMAS MİSHEL

2-

MİSYONERLİK MERY WELD 

3-

VATİKAN LEO LEFEBURE

4-

MARCİA HERMANSEN

5-

COLİN TURNER

6-

FIRINCI FETÖ RAHİPLERİ IAN MARKLHAM

7-

LUCİNDA MOSHER

8-

YAHUDİ  OLİVER LEAMAN

9-

WHİTNEY BODMAN

10-

LEONİD SYKİAİNEN

11-

JOHN OBERT VOLL

12-

JANE İDLEMAN SMİTH

13-

DALE F EİCKELMAN

14-

W MARK RİCHARDSON

Dale Eickman, Jane İdleman Smith, mery weld, thomas michel, lucinda mosher, marsia hermansen, oliver leaman, whitney wodman, leo lefebure, leonid, john obert voll,colin turner,ian markham, w mark richardson ..

[ Fetö ifşa kanallarımız aktifleştirilmiştir

1-https://t.me/ajanahmetakgunduz

2-https://t.me/sorularlaislamiyetfeto

3-https://t.me/tahsiyeifsa

4-https://t.me/maksat114arsiv

5-https://t.me/cinaraltiarsiv

6-https://t.me/kopgit

7-https://t.me/nurmektebiugurakkafa

8-https://t.me/hayalhanemarsiv

9-https://t.me/sozlerkoskuarsiv

10-https://t.me/mbtt06

11-

https://twitter.com/fimed06?t=tzKKLdwqXanAX5iMw3dEUg&s=09

12-

https://youtube.com/channel/UCE_FHHX8_Xvo4x_ABUbNOtw

13-

https://instagram.com/fetoilemucadeleteskilati?utm_medium=copy_link

14-

 www.fimet.org

ÖZEL ÇALIŞMA:

GAZETECİ YAZAR

SÜLEYMAN YASİN AKDENİZ

1-İnsanlar terörist olmak için fetullah gülene tabi olmadılar.

2- İyi bir insan eğitimli bir insan iyi bir Müslüman olacaklarına inandırıldıkları için fetöcü oldular ve aile bireylerini bu örgüte kanalize ettiler.

3-O insanları fetöye kanalize etmek için, sözde alim hoca kisvesindeki bir çok kimseyi önce fetullahı övdürerek işe koyuldular.

4-Fetönün referansları sebebi ile insanlar fetönün peşinden sürüklenip gittiler.

5-Fetö onlara din iman perdesi arkasında sürekli bağlılığı ve itaat etmeyi, sorgulamamayı, sadakat adı altında denilenleri harfiyen yapmayı öğretti.

6- Bu itaati gösteren insanlar kendilerini Allahın iyi bir kulu olacaklarını zannettiler.

7- Ve içine düşürüldükleri fetullahçı terör örgütünün fedaileri haline geldiler onlara verilen emirle darbe kalkışması yaptılar Devleti yıkmaya Hükümeti devirmeye kalktılar.

8- Bu savaşı damgalandıkları için bilindikleri için kaybettiler tedbir adı altında yürüttükleri tüm sırları açığa çıktı.

9- Ve Beklenen uyanış gerçekleşti. Fetöyü şişiren palazlandıran ona yol açan yapılar tek tek deşifre olmaya başladı. Fetö kiralık katilken Fetöyü kiralayıp pazarlayanlar ortaya çıktı

10- Fetullah Gülen Risaleinuru sadeleştirme yaparken destek veren Mustafa Karaman bu desteğini boşuna açıklamamıştı

11- Risale-i Nura lügat koymak ile sadeleştirme yapmak arasında hiç bir fark yokken Fetö rahat tahrifat yapsın sadeleştirme yapsın diye Yeni Nesil Yeni Asya adı altında lügat meal tahrifatı ile önünü açtılar

12- Fetullah Gülen insanlar için kabul görsün ve hürmet görsün diye evliya, veli, kutup hatta hz. İsa diyecek kadar algıyı yönettiler. Bunun için İhsan Atasoy, Ahmet Akgündüz gibi çok fetvacıları sahaya sürdüler.

13- Sorularla Risale, Sorularla İslamiyet adı altında siteler kurup gece gündüz fetullah güleni parlatıp milyonlara referans vererek kandırdıklarını fetöye devşirdiler.

14- Fetullah Gülene Müslümanlar sahip çıksın ve açığa çıkan pisliklerini görmezden gelsin diye karşısına solcuları, perinçekçileri koydular. Daha da inandırıcı olması için uydurma mahkemeler davalar ile 28 şubat tiyatrosunu oynadılar.

15- Gelinen noktada artık deşifre oldular yeniden nüfus elde etmek için çeşitli dernekleri kurdurdular. Dershaneler de kaybettikleri genç nüfusu, dernekler üzerinden yeniden toparlamaya çalıştılar.

16- Bediüzzaman hazretlerine şahit olan vekil ve varis olan ve gerçekleri söyleyebilecek tüm ağır top ağabeyleri şehid ettiler ve susturdular.

17- Artık fetönün arkasındaki yapı ve yapılar Türkiye’den dünyaya yayılan ahtapot gibi kolları olan yapılar gün yüzüne tüm çıplaklığı ile ortaya çıkmaya başladı

18- Bundan dolayı birbirine zıt kutuplar ihtilaf içinde gibi görünen esasında beraber olan yapılar bir araya geldi. Said Yüce, Ahmet Akgündüz kavgası yerine birlikteliğe bıraktı, Fatih Yağcı ile Mustafa Sungur ağabeyin sözde bedi vakıfları ittifak edip birlikte fırıncı anma programında omuz omuza görüntü verdiler, Fetullah Gülen mehdidir diyen İhsan Atasoy ile Said yüce yan yana program yapıp görüntü verdiler. Suffa Vakfını temsilen Risale-i Nur sadeleştirmesini savunan Mustafa Karaman ile Said Yüce bir araya geldiler. Fetö Almanya frarisi Cemil Tokpınar bile fırıncı abisi için taziye mesajı Twitterdan Dünyaya ilan etti. Tarihçi Yavuz Bahadıroğlu bile tüm bunları bildiği halde bu konuları sorgulayan insanlara Fetö kalıntısı diye iftiraları Akit üzerinden yaymaya başladı.

19- Pardon birileri Fetö ile mücadelede Hükümeti yetersiz Adaleti yetersiz mi buluyordu?

20- Mücadele son aşamaya geldi için yiyecekleri operasyonlardan paçayı kurtaramayacakları için dünün abi veya hoca bilinenlerinin yarına hain damgası yiyeceğini gördükleri için Adaleti Beğenmiyoruz, Hükümet Yanlış Yapıyor, Hakan Fidan mit üzerinden zulüm yapıyor diye çığırtkanlıklara Ahmet Akgündüz üzerinden yaymaya başladılar.

21- Öyle ki nurcuları bu kirli oyuna bulaştırmak için Nurdan Haber sitesini bile âlet edip uydurma yazılar ile Algı yönetmeye başladılar.

22- ben tarihe not düşüyorum. YARGILANACAKLAR HESAP VERECEKLER KAÇAMAYACAKLAR.

23- Ben ise evde ayak ayak üstüne atıp kahvemi içip çerezimi yerken onları haberlerden seyredeceğim.

24- Çok yakında Dünya alem görecek ki Nurcuların Devlete, seçilmiş Başkanına, İstihbaratına, Adalet kurumuna, Milli Eğitim kurumuna ayar verme gibi bir görevi olmadığını..

25- Bunlara kananlar yol yakınken kendinizi ve sevdiklerinizi bu kirli tezgahtan kurtarın âlet olmayın desteklemeyin..

26- Kendileri çökerken sizi de peşlerinden götürmelerine müsaade etmeyin..

Gazeteci – Yazar

Süleyman Yasin AKDENİZ


Her zaman söylediğim bir sözü buradan tekrar edeceğim!!! FETÖ/PDY terör örgütünü tanımadan FETÖ ile  mücadele etmek mümkün değildir, bu gün burada anlatacağım olay, bu örgütün seçim öncesi halka panik ve korku salmak amacıyla, hükümete nasıl operasyon çektiklerinin bir örneği ve BÜROKRATİK DARBE derken bu kamusal gücün nasıl kullanıldığının bir örneğidir, bu yazılımı okurken   ön hatırlatmamı dikkate alınız,  ekinde sunacağım resimler birebir orijinalidir!!!

BOMBADA FETÖNÜN PARMAK İZLERİ!!!

15 Nisan 2017 günü Tunceli ili Pertek ilçesinde Başpolis arkadaş ile öğleden sonra görevde devriye atıyorduk, ben ekip aracını kullanıyordum,komiser başpolis Arkadaşı arayarak yerimizi sordu ve Hozat yolunda olduğumuzu söyledi, komiser pertek iskelesinde bomba ihbarı olduğunu kendisini almamızı söyledi, hozat kavşağında komiseri aldık, bu olay bende hemen soru işareti oluşturdu seçime yaklaşık 16 saat kala bomba ihbarı anormal bir durumdu,komiser araca biner binmez, ben komisere hitaben ilçe emniyet Müdürü Ersin KURAL’ a Bilgi vermesini emir doğrultusunda olay yerine gitmemiz gerektiğini, bunun haricinde gitmeyeceğimi, bir kumpas olabileceğini söyledim, komiser ilçe emniyet Müdürüne gerekli bilgiyi verip talimatı alınca olay yerine geçtik, komiser ve ilçe jandarma komutanı arasında hemşeri olmalarından dolayı bir samimiyet mevcuttu, olay yerine geçince komiser ilçe jandarma komutanının ben ise orda görevli bir arkadaşın yanına gittim, ve bombanın yerini sorduğumda yaklaşık 20 metre ilerideki kum yığının altında olduğunu ve abi bu iş başka diye cevap verdi, beraber sigara içtik,Ben tekrar Komiserin yanına geçtim, komutan İLE konuşuyorlardı, komutan telefonundaki bombanın resimlerini gösteriyordu, ben çaktırmadan komisere resimleri almasını ve bana WATSAP dan atmasını söyledim, böylelikle resimleri elde etmiş oldum, bu arada olay yeri jandarma bölgesi olduğundan, jandarma olay yeri ekipleride olay yerinde çalışmaya başladılar, bombanın bulunduğu yeri açmaya çalışıyorlardı, ama bomba toprağın altında ve resimleri ise cepteydi,ve bu olay beni fazlası ile kuşkulandırmıştı, derken ilçe Emniyet Müdürü Ersin KURAL Makam aracı ile geldi yanında TEM BÜRO amir vekili S. A.A vardı,

benim orda oluşum fazlası ile telaşlandırmıştı kendisini, bana dönerek senin burda ne işin var diye çıkış yapınca, ben kendisine hitaben sizin burda ne işiniz varsa benim de aynı işim var ben vatan hainimiyim diye çıkış yaptım, kendisi bizim sigara içtiğimizi görünce “buradaki izmaritleri toplayın, DNA örneklerini aldırırız dedi ve bende kendisine hitaben bizde burda sigara içtik”. dedim, dikkatimi çeken bir olay ise olay yeri inceleme ekipleri biz olay yerine geldiğimizde ısrarla bizi bombanın olduğu yere yaklaştırmıyordu, bomba patlar diyordular,ama ilçe emniyet Müdürü ve yanındaki TEM Büro amiri gelir gelmez bombanın yanına gittiler, üzerindeki kumlar alınmış bomba açığa çıkmıştı ve bomba düzeneği  aktif değildi, resimdeki bomba ile birebir aynısı ve müdür hemen aracına binerek şöförü ile oradan ayrıldı, olay yerinde sesli bir şekilde “ şimdiye kadar PERTEK’de bomba yoktu seçime 16 saat kalamı oldu, amaçları seçim öncesi halkı paniğe sokmak diye söylendim. Müdürün makam aracı ile gelen TEM BÜRO amir vekili bizim ile dönmek zorunda kaldı, Benim fetö ile mücadelemi ve daha önceden Emniyet Müdür yardımcısı olan, kırmızı byloc kullanıcısı MUrat Volkan KULAOĞLU’ ile yaşadığım sıkıntıları bilen Tem büro amiri S.A.A, MURAT MÜDÜR YUNANİSTAN’ a kaçarken yakalandı dedi, Bende kendisine yeni mi haberin oldu dedim, evet deyince “Sen şimdi terör büro amirisin öylemi, fetö ile mücadele ediyorsun öylemi!! Murat Müdürün ARALIK ayında yakalandı biz NİSAN ayındayız, O Murat Müdürünün burda ektiği tohumlarında hakkında geleceğim deyince Emniyetin bahçesinde inerek hızla tem büroya gitti. Aracı park ederek Emniyetin bahçesinde yüksek sesle bağırdım ve Fetöcülerin algılarını ve kumpaslarını bozacağım, dedim. İlçe emniyet de görevli baş polis yanıma gelerek be olduğunu sordu ne olacak fetöcüler iş başında deyip oradan ayrıldım, daha sonra Çarşıya gittim komiser geldi yanıma ne oldu neden bağırdın dedi,?bende kendisine ilçe Emniyet Müdürü Ersin KURAL Fetöcü bunun hesabını verecek, ben bu işin peşini bırakmam dedim, ya bu gün ya yarın makamına gideceğim dedim!!! Akşam evime 2 komiser birden geldiler seçim Arife’si sakın bir şey yapma, yarın çık görev yerine git dediler ve sakin olacağıma dair benden söz aldılar, İlçe Emniyet Müdürünün fetöcü olduğunu üstüne basa basa söyledim gittiler, referandumdan evet çıkmıştı.

17 Nisan Pazartesi günü hemen müfettişler geldi,  tuhaf ama daha önceden 15 Temmuz dan 4 gün önce ortadan kaybolan, Darbeden sonra gıyabında geriye dönük izin yazılan, gıyabında Komiserin eşi tarafından rapor alınan polis memuru B.K için gelmiştiler, acaba hayır çıksaydı hemen gelirler mi diye sordum kendi kendime? Muhakik müdür ile görüşmeye çalıştıysamda, İbrahim çok işim var deyip hemen uzaklaştı benden, belliki konuşmak istemiyordu, ben komiserlerin yanına çıktım saat 15:30 civarlarında Komiserin odasından çıktığım anda, ilçe emniyet Müdürünün makamının kapısı açıldı, ve ben kendisi ile görüşmek istediğimi söyleyince vaktinin olmadığını söyledi ve paniklemişti, şöförüde tepki göstereceğimi biliyordu, kendisi şöförüne saatin kaç olduğunu sorunca müsaadenizle ben yemeğe gideyim müdürüm dedi ve ayrıldı, müdür içeri girince ben arkasından girdim, Facebook da S.A.A. ‘nın Cumhurbaşkanı aleyhine ve akpari aleyhine, terör örgütlerinin lehine Paylaşımlarının olduğunu söyledim ve bana Facebook’unu çalmışlar dedi ve bende kendisine hitaben paylaşımlar eski  o tarihli savcılık müracaatını getirsin dedim, kim bu devlete ihanet ederse hesabını verecek, bu sel senide götürür dedim, işte o gün ilçe Emniyet Müdürü Ersin KURAL Bana bir kişiyi sordu tanıyormusun diye, neden sorduğunu söyledim, o kişinin telefonunda byloc çıkmış dedi, devletin nasıl bir felaket ile karşı karşıya olduğunu o gün daha iyi anlamıştım, çünkü sorduğu kişi şu an genel müdürlükte bir daire başkanı, bu kişiyi tanımıyorum ama ismen biliyordum. Ve Ersin KURAL’ın soruş tarzı hasımcaydı, Genel müdürlükte bir üst düzey yetkili ile görüşürken bana bu isimden bahsetmişlerdi, ama Ersin KURAL üçümüzün arasında geçen bu isme nasıl vakıf olmuştu, ayrıca Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına 24, Temmuz 2016 da verdiğim dilekçede bu kişinin adı geçiyordu, bunu Ersin KURAL’ın sorması örgütün yargı kolluk ağının nasıl organize çalıştığını,bu olay örgütün bürokrasideki ağının, kamudaki ağının dehşet verecek şekilde, olduğunu gösteriyordu, ihanet her tarafı sarmış, adaletin terazisi şaşmıştı!!!

 Oradan ayrılıp hemen komiserleri uyardım, gözünüz müdürde olsun dedim ve soluğu Cumhuriyet Savcısı H.D’ yanında aldım Ersin KURAL Müdür ile yaşadığım diyaloğu anlatarak, savcıbey benim müdürüm fetöcü dedim, savcı başka varmı bildiğiniz, deyince, savcı bey bir ara bana 3 polis memurunun ismini vererek bunlara çok güvendiğinizi söylediniz, en çok güvendiklerinize dikkat edin dedim ve hiç bir şey yapılmayacağını anladığım için ayrıldım.

Aradan 10 gün geçmişti, sabah 08:00 de lojmandan inerek lojmanın önündeki kulübede nöbet devraldım, yaklaşık olarak bir saat sonra savcı bey evinden çıkarak yanıma geldi çay var mı dedi,bir çay verdim ve savcı bey dönerek bana İbrahim bey 10 gün önce bana söylediniz Müdür bey fetöcü diye nerden biliyorsun dedi, araştırdığımı ve ilişkilerini, davranışlarını takip ettiğimi söyledim, neden sordunuz dedim. Savcı bey bana dönerek “akşam Müdürü açığa aldılar, evinde, makamında ve arabasında arama yapıldı, MAHREM İMAMIYMIŞ” dedi.

Bu yaşadıklarımı anlatmaya devam edeceğim, bu gün sizleri sıkmama adına burada ara vereceğim, lütfen Twitter İbrahim YILDIZ23 @z_zaza23 adresimi ve FACEBOOK’ ta KURBAN VATAN KURBAN hesabımı takibe alır ve rt yaparsanız, ilgili kurum ve yetkilileri etiketlerseniz sevinirim, desteklerinizi bekliyorum, sayenizde bilinmeyenleri devletimiz bilmiş olur ve devletine ihanet eden her kim olursa olsun HESABI SORULSUN. “

“YA DEVLET BAŞA, YA KUZGUN LEŞE”

Saygılar.

İbrahim YILDIZ


Öncelikle burada anlatacaklarımda dikkat etmeniz gereken hususu önceden belirmek isterim, kalkışmanın Tunceli pertek ayağındaki fetö mensuplarının hamlelerini ve at izini it izine nasıl karıştırmaya çalıştıklarını, ayrıca bir ihanetten nasıl bir kahraman olarak sıyrılmaya çalıştıklarını iyice görüp anlamınız açısından anlatıyorum ki; Türkiye’nin bir çok yerinde aynı tarz hamleleri görmüş olduğumuz bir gerçektir,

HAYALET TERÖR ÖRGÜTÜNÜN BU BÜROKRATİK DARBE SÜRECİNŞ ANLAMAMIZ AÇISINDAN BU ÇOK ÖNEMLİDİR!!!

15 Temmuz hain kalkışması gününde Tunceli Pertek ilçe Emniyet Müdürü BEKİR ASLAN’ isimli fetö mensubudur, yaptığım araştırmalarda,bu kişi normal şartlarda hiç bir gün makam şöförü olmadan hiç bir yere gitmez,Kalkışmanın olduğu gün kendisi ile birlikte o gün görevli dahi olmayan iki polis memuru İle birlikte çevik kuvvete ait lokalde okey oynarlar ve kalkışmadan yaklaşık 2 saat önceden tabura birlikte giderler, o gün makam şöförünü almazlar, kalkışmadan kısa bir süre önce ilçe savcısı ve kaymakam tabura davet edilir, kaymakam ve savcı kalkmaya çalışır, tabur komutanı ve askerler müdahale eder, kalkışmanın olduğu saatlerdir, böyle bir durumda tabur komutanına ilk tepkiyi göstermesi gereken ilçe emniyet Müdürü sessiz kalır ve kaymakam Koruması devreye girer ve kaymakam benim namusudur der, askerler kaymakam korumasına silah İLE müdahale eder durdururlar, arkasından savcı bey sert bir çıkış Yapar bu yaptıklarının Kanuni hesabını vereceklerini söyler, normal şartlarda görevli olmayan iki polis hala taburdadırlar, emniyet teşkilatında yıllarca çalışmış bir kişi olarak şunu söyleyebilirim ki; bu iki polisi mesai saaatleri dışında mümkün değil emniyete bile getiremezsiniz, ama görevli olmadığı gün, kalkışmanın yapıldığı gün siz ordan geziyorsunuz diye soran yok!!!

Şöförü ile yaptığım görüşmede şöför şaşkın, o güne kadar kendisi olmadan hiç bir yere gitmediğini, kalkışma günü kendisini neden götürmediğini bilmemektedir,

Kalkışma saatlerinde normalde kalkışmanın başlaması ile ilçe emniye müdürlüğünün güvenliği alınmalı, vetaburdaki rehine alınan kaymakam ve savcı için balta tem büro olmak üzere Zırhlı ekiplerin tabura gidip kalkışmaya engel olmaları gerekirken, tem büro amiri vekili S.A.A yanında bir Polis memuru M…… isimli arkadaş İLE birlikte ilçe emniyet Müdürünün makamına geçip oturular ve kendilerine neden bardasınız diye sorulduğunda makamı koruduklarını söylüyorlar, şimdi Facebook’ta Cumhurbaşkanını çoban milleti sürü olarak gören ve üzerinde “ kafasına kuş sıçtuğında şans oyunu oynayan toplumun ağzına sıçana oy vermesi normaldir’’ diye yazan terör örgütlerinin paylaşımını yapan, “MADDE IN AKP” yazıp üstüne çarpı atan, bu terör büro amir vekili fetö ile sizce mücadele etmişmidir!!!

Evet ilçe emniyet Amiri Bekir ASLAN ile omuz omuza verip fetö operasyonlarını yapıp at izini it izine karıştırmak için elinden gelen bütün gayreti göstermişler, İlçe emniyet Amiri ve yanındaki o gün, 2 görevli olmayan tabura giden polisler, taburda rehin alınmış muamelesi görür, adli işlem yapılır, rehin alınmış mağdur sıfatıyla, günler geçer fetö ile mücadele tarikat cemaat savaşlarına döner, köle bucak sıkıştırılan memurlara şöyle ifade vereceksin böyle ifade vereceksin denmeye başlanır, ekmeğinden korkanlar olur dik duramayanlar, istenileni yapanlar, bit yandan işe yaramaz ve deşifre olmuş fetöcüler ile ilgili işlem yapılıp güven vermeye çalışılanlar, bir yandanda fetö ile mücadele edenleri fetöcü ilan edip intikam almaya çalışanlar, yargı ile bağlantıları, özel kalemde çalışan ERDAL isimli komiser Yapar kendisi bylock dan tutuklanır, tem büro talimatları Erdal komiser ve ilçe emniyet Müdüründen alır, bir süre sonra ilçe emniyet müdürü Bekir ASLAN’ da byloc çıkar tutuklanır,fetöye karşı olan ve hala görevde olan arkadaşları tespit ettim haklarında fetöcü diye işlem yapılmış, hukuki yönden haklarını arayamaz haldeler, ama devlete olan bağlılıklarını sergilemekten hiç geri adım atmadılar, hukuki olarak ohal ve khklar sebebi ile hukuksal olarak mücadele edemediler, at izi it izine karıştıranlara bu gün bile hala hesap sorulamadı ve sorulmayacakta!!!

Bu arada darbeden 4 gün önceden ortadan kaybolan polis memuru Güvenlik büroda çalışır, kimse sormaz nerdedir diye,devletimizin almış olduğu güvenlik tedbirleri kapsamında devlet memurlarına rapor almak ve vermek yasaklanır izinler kapatılır, DARBE girirşiminden 4 gün önceden ortadan kaybolan Polis memuru B.K ‘ ya darbeden sonra geriye dönük 10 gün izin yazılır, komiser V.S ‘ nın hemşire olan eşi aracılığıyla gıyabında B.K 10 gün rapor aldırılır, raporu alması için polis memuru H.Ö gönderilir, H.Ö Bu olayı ihbar edince olay ilk önce kapatılmaya çalışılır, H.Ö ihbarında ısrarcı olunca bu olay soruşturma konusu olur. Soruşturma esnasında raporlar emniyetteki dosyada ve hastaneden kaybedilir, hastane kayıtlarında böyle bir raporun olduğu ama aslının kayıp olduğu görülür, emniyetteki dosyasında yeni ilçe emniyet Müdürü Ersin KURAL’ a raporların verildiği, not düşünmüştür, emniyetteki dosyada rapor kayıptır, ilçe Emniyet Müdürü Ersin KURAL mahrem imamı çıkar.Tunceli ilindeki fetö operasyonlarını TEM ŞUBEDE yürüten FATİH YİĞİT isimli komiser 2017 de Mahrem imamı çıkar, Rapor alan B.K ilk etapta ihraç cezası aldığı söylenir ve sonra ilahi bir el onu kurtarır, Ne hikmetse seçimlerden önce PERTEK’ de bombalar bulunur, Bu bombanın görüntüleri ve FETÖNÜN Bu bombalardaki parmak izlerini bir sonraki yazımda anlatacağım

SAYGILAR!!!
İbrahim YILDIZ
EMEKLİ POLİS MEMURU


TÜRKİYE’DE HERKES YARGIDAN NEDEN MUZDARİP!!!
Aslında en çok tartışılması gereken konu bu, ama kimsenin cesaret edemeden sustuğu konu bu, çünkü önünde tartışılmaz bir KORUMA KALKANI var, yargıya müdahale ediliyor, diye hemen birileri bağırıyor, aslında bu yargı içindeki FETÖ yapılanmasının savunma mekanizması, hemen devreye giriyor, mevcut sistemde FETÖ’ nün yargıda örgütlenmesinin, devletin yargı ve adalet sistemini etkisiz hale getirdiğini görüyoruz ve yaşıyoruz, FETÖ’nün yargı kanadındaki savcıların yetkilerini nasıl kötüye kullandığını Zekeriya ÖZ gibi bir çok savcıda gördük,FETÖ’nün savcılarının resen soruşturma açmaları gereken konularda soruşturma açmadıklarına hemen hemen her gün görüyoruz, bu o kadar belirgin ki, devletimizin en yetkili kişisinin bile feryadını kimse sorgulamıyor, sayın cumhurbaşkanımızın bir konuşmasında “ SAVCILAR NEDEN RESEN SORUŞTURMA AÇMIYORSUNUZ’” şeklindeki konuşması kulağımda çınlıyor.

FETÖ/PDY TERÖR ÖRGÜTÜ DEĞİL Mİ?

Devlet güvenliği ile alakalı suçlar ve terör suçları şikayete bağlı suçlar değildir ve Cumhuriyet Savcılarının RESEN soruşturma açması gereken suçlardır, ama gelin görünki resen soruşturma açmayı bırakın, şikatçisi olduğu halde FETÖ İle alakalı suçların üzeri kapatılarak anında takipsizlik verildiği yetmiyormuş gibi,belgeler saklanıyor, bizzat savcılar ve kolluk kuvvetlerince tehditler yapılıyor, FETÖ İle ilgili beyanlarınız dinlenmediği gibi kolluk kuvvetlerinde, savcılıkta verilmiş bir tek kelime ifadeniz mevcut değilken, mahkemelerde savunma hakkı verilmeden FETÖ’nün hakimleri tarafından kurulan organize kumpaslar İle hapis cezası verilebiliyor, burada hemen bir hatırlatma yapmadan geçmeyeceğim ki, Adalet bakanı Abdülhamit GÜL’ ün yakın tarihli konuşmasında aynen şu cümleyi kullanmıştı, “YARGININ YARGISIZ İNFAZLARINADA KARŞIYIZ”
Şimdi kamunun bu derece FETÖ/PDY Tarafından işgal Altun’a alınması, FETÖ’nün devlet içinde paralel bir devlet oluşturmasını, kendisine karşı olanlara, kamusal gücü yani devlet kudretini kullanarak, kumpas, tehdit, komplo kurması ile gerçekleştirdiği ve fetö ile mücadelenin engellenmesine yönelik gösterdiği direnç göz önüne alındığında, yaşanılan bu sürecin adı BÜROKRAT DARBE süreci olmasından daha doğal ne olabilir ki!!!!

SAVAŞ SADECE CEPHEDE DEĞİLDİR!!
Şanlı tarihimiz bir çok savaşlar ve bu savaşlarda elde edilmiş zaferler ile doludur, her dönemin fetö ve benzeri hainleri vardır, olacaktır da, ABD, İsrail ve diğer hasım devletlerce desteklenen ve bir istihbarat terör örgütü olan FETÖ devletin kamu kurumlarını işgal etmiş ve bu kamusal gücü kullanarak, milletin iradesi ile seçilmiş meşru hükümeti devirmeye ve devletin siyasi yönetimini de ele geçirmeye çalışmaktadır, asıl kurtuluş savaşı şimdi başlamaktadır, yıllardır sinsice örgütlenen ve kamuyu ele geçiren bu örgüt, Devletin kamusal gücünü elde etmiş ve hakimiyetini sağlamaya çalışmaktadır, bu hain terör örgütü ile mücadelede acilen birlik ve beraberlik içinde olunmalı, derdi vatan, devlet, bayrak ve millet olan her birey bu hain terör örgütüne karşı birleşerek mücadele etmelidir.

FETÖ CEPHEDE KARŞIMIZA ÇIKAMAYACAK KADAR KALLEŞ, BİR O KADARDA, HAİN İNSANLAR TOPLULUĞUNDAN OLUŞAN HAYALET BİR YAPIYA SAHİP TERÖR ÖRGÜTÜDÜR !!!

SAYGILAR!!!
İbrahim YILDIZ
EMEKLİ POLİS MEMURU

1- Müşteki Mustafa Düştegör ve arkadaşı tanık Kenan Cinkiş, 1.duruşmada, darp edenin Ali Osman Parlar olmadığını beyan etmişlerdir ve bu beyanlar 1.duruşma tutanağında mevcuttur.
2️⃣ Müştekinin yüzünde darp eyleminden dolayı kalıcı iz kaldığına dair sağlık raporu olaydan 6 ay sonra alınmıştır.
3️⃣ 1.duruşma tutanağının sonunda istenen belgeler içerisinde (5. madde), İstanbul adli tıp kurumundan müştekiyle ilgili kurul raporu alınması isteniyor ancak ist. adli tıp kurumundan alınan bir rapor yoktur ve dosyada da mevcut değildir.
4️⃣ CD inceleme ve tespit tutanağını imzalayan emniyet müdürlerinin yarısından fazlası tespitli fetö örgüt yöneticisi olup, imzalayıp mahkemeye ibraz ettikleri tutanak gerçeği yansıtmamaktadır.
5️⃣ Orhan Aslan isimli polis memuru savcıya verdiği ifadesinde, şahsımın elinde sopa gördüğünü beyan etmiş, darp eylemini görmediğini beyan etmiştir.
Daha sonra 1.duruşma da yanılmış olduğunu beyan eden ifade vermiştir ancak mahkeme dikkate almamıştır.
6️⃣ Darp olayını benim gerçekleştirmediğime dair çok sayıda polis memurunun bilgi sahibi ifadeleri gözardı edilmiştir.
7️⃣ Bilirkişi raporlarında olayı gerçekleştiren kişinin ben olduğuma dair net bir tespit yoktur, bütün raporlarda “muhtemelen” ibaresi mevcuttur. Dolayısıyla şüphe sanığın lehinedir ilkesi gözardı edilmiştir.
Ayrıca bilirkişi raporu alınan “ulusal kriminal laboratuarı” devletin objektif tarafsız bir kurumu değil, özel bir kurumu olup tarafsızlığı tartışılır.
8️⃣  Hiç bir şahsi menfaatim olmadan sanık durumuna düşerek, ve sonrasında tarafıma verilen bu haksız hüküm somut delillere dayanmadan, tamamen yoruma dayalı, görevlilerin ideolojik zihniyetlerine göre verilmiş bir hükümdür.
9️⃣ Darp edildiğini iddia eden Müşteki Mustafa Düştegör mahkemede gezi olaylarına katıldığını itiraf etmiş ancak mahkeme bu konuyla ilgili hiç bir yasal işlem yapmamıştır.
Müştekinin avukatları Hakan Evcin ve Münip Ermiş, Türkiye geneli DHKPC ‘ nin ücretsiz avukatlığını yapan örgüt avukatlarıdır. Bu bilgiler ışığında mahkemenin şahsıma vermiş olduğu hükmün tamamen siyasi ve ideolojik zihniyetle verdiği kanısındayım.

Görevli olduğum gezi olaylarında bana hukuksuzca 4 yıl 2 ay hüküm veren Ant 2. ağır cz mahk üyeleri;
1- Hakim Oğuzhan Yaşar (39567)  Şu an Antalya adliyesi Adalet komisyonu başkanlığı yapıyor, ayrıca eski Enerji Bakanımız Sayın Tamer Yıldız’ın öz yeğeni oluyor.

2- Hakim Fatih Sazak (104705)

3- Hakim Serkan Günhan (107372)

4- Savcı Erkan Okan (36062

FETÖ KUMPASI MAĞDURU POLİS

ALİ OSMAN PARLAR