5 Aralık 2021

fimed06


TÜRKİYE’DE HERKES YARGIDAN NEDEN MUZDARİP!!!
Aslında en çok tartışılması gereken konu bu, ama kimsenin cesaret edemeden sustuğu konu bu, çünkü önünde tartışılmaz bir KORUMA KALKANI var, yargıya müdahale ediliyor, diye hemen birileri bağırıyor, aslında bu yargı içindeki FETÖ yapılanmasının savunma mekanizması, hemen devreye giriyor, mevcut sistemde FETÖ’ nün yargıda örgütlenmesinin, devletin yargı ve adalet sistemini etkisiz hale getirdiğini görüyoruz ve yaşıyoruz, FETÖ’nün yargı kanadındaki savcıların yetkilerini nasıl kötüye kullandığını Zekeriya ÖZ gibi bir çok savcıda gördük,FETÖ’nün savcılarının resen soruşturma açmaları gereken konularda soruşturma açmadıklarına hemen hemen her gün görüyoruz, bu o kadar belirgin ki, devletimizin en yetkili kişisinin bile feryadını kimse sorgulamıyor, sayın cumhurbaşkanımızın bir konuşmasında “ SAVCILAR NEDEN RESEN SORUŞTURMA AÇMIYORSUNUZ’” şeklindeki konuşması kulağımda çınlıyor.

FETÖ/PDY TERÖR ÖRGÜTÜ DEĞİL Mİ?

Devlet güvenliği ile alakalı suçlar ve terör suçları şikayete bağlı suçlar değildir ve Cumhuriyet Savcılarının RESEN soruşturma açması gereken suçlardır, ama gelin görünki resen soruşturma açmayı bırakın, şikatçisi olduğu halde FETÖ İle alakalı suçların üzeri kapatılarak anında takipsizlik verildiği yetmiyormuş gibi,belgeler saklanıyor, bizzat savcılar ve kolluk kuvvetlerince tehditler yapılıyor, FETÖ İle ilgili beyanlarınız dinlenmediği gibi kolluk kuvvetlerinde, savcılıkta verilmiş bir tek kelime ifadeniz mevcut değilken, mahkemelerde savunma hakkı verilmeden FETÖ’nün hakimleri tarafından kurulan organize kumpaslar İle hapis cezası verilebiliyor, burada hemen bir hatırlatma yapmadan geçmeyeceğim ki, Adalet bakanı Abdülhamit GÜL’ ün yakın tarihli konuşmasında aynen şu cümleyi kullanmıştı, “YARGININ YARGISIZ İNFAZLARINADA KARŞIYIZ”
Şimdi kamunun bu derece FETÖ/PDY Tarafından işgal Altun’a alınması, FETÖ’nün devlet içinde paralel bir devlet oluşturmasını, kendisine karşı olanlara, kamusal gücü yani devlet kudretini kullanarak, kumpas, tehdit, komplo kurması ile gerçekleştirdiği ve fetö ile mücadelenin engellenmesine yönelik gösterdiği direnç göz önüne alındığında, yaşanılan bu sürecin adı BÜROKRAT DARBE süreci olmasından daha doğal ne olabilir ki!!!!

SAVAŞ SADECE CEPHEDE DEĞİLDİR!!
Şanlı tarihimiz bir çok savaşlar ve bu savaşlarda elde edilmiş zaferler ile doludur, her dönemin fetö ve benzeri hainleri vardır, olacaktır da, ABD, İsrail ve diğer hasım devletlerce desteklenen ve bir istihbarat terör örgütü olan FETÖ devletin kamu kurumlarını işgal etmiş ve bu kamusal gücü kullanarak, milletin iradesi ile seçilmiş meşru hükümeti devirmeye ve devletin siyasi yönetimini de ele geçirmeye çalışmaktadır, asıl kurtuluş savaşı şimdi başlamaktadır, yıllardır sinsice örgütlenen ve kamuyu ele geçiren bu örgüt, Devletin kamusal gücünü elde etmiş ve hakimiyetini sağlamaya çalışmaktadır, bu hain terör örgütü ile mücadelede acilen birlik ve beraberlik içinde olunmalı, derdi vatan, devlet, bayrak ve millet olan her birey bu hain terör örgütüne karşı birleşerek mücadele etmelidir.

FETÖ CEPHEDE KARŞIMIZA ÇIKAMAYACAK KADAR KALLEŞ, BİR O KADARDA, HAİN İNSANLAR TOPLULUĞUNDAN OLUŞAN HAYALET BİR YAPIYA SAHİP TERÖR ÖRGÜTÜDÜR !!!

SAYGILAR!!!
İbrahim YILDIZ
EMEKLİ POLİS MEMURU

1- Müşteki Mustafa Düştegör ve arkadaşı tanık Kenan Cinkiş, 1.duruşmada, darp edenin Ali Osman Parlar olmadığını beyan etmişlerdir ve bu beyanlar 1.duruşma tutanağında mevcuttur.
2️⃣ Müştekinin yüzünde darp eyleminden dolayı kalıcı iz kaldığına dair sağlık raporu olaydan 6 ay sonra alınmıştır.
3️⃣ 1.duruşma tutanağının sonunda istenen belgeler içerisinde (5. madde), İstanbul adli tıp kurumundan müştekiyle ilgili kurul raporu alınması isteniyor ancak ist. adli tıp kurumundan alınan bir rapor yoktur ve dosyada da mevcut değildir.
4️⃣ CD inceleme ve tespit tutanağını imzalayan emniyet müdürlerinin yarısından fazlası tespitli fetö örgüt yöneticisi olup, imzalayıp mahkemeye ibraz ettikleri tutanak gerçeği yansıtmamaktadır.
5️⃣ Orhan Aslan isimli polis memuru savcıya verdiği ifadesinde, şahsımın elinde sopa gördüğünü beyan etmiş, darp eylemini görmediğini beyan etmiştir.
Daha sonra 1.duruşma da yanılmış olduğunu beyan eden ifade vermiştir ancak mahkeme dikkate almamıştır.
6️⃣ Darp olayını benim gerçekleştirmediğime dair çok sayıda polis memurunun bilgi sahibi ifadeleri gözardı edilmiştir.
7️⃣ Bilirkişi raporlarında olayı gerçekleştiren kişinin ben olduğuma dair net bir tespit yoktur, bütün raporlarda “muhtemelen” ibaresi mevcuttur. Dolayısıyla şüphe sanığın lehinedir ilkesi gözardı edilmiştir.
Ayrıca bilirkişi raporu alınan “ulusal kriminal laboratuarı” devletin objektif tarafsız bir kurumu değil, özel bir kurumu olup tarafsızlığı tartışılır.
8️⃣  Hiç bir şahsi menfaatim olmadan sanık durumuna düşerek, ve sonrasında tarafıma verilen bu haksız hüküm somut delillere dayanmadan, tamamen yoruma dayalı, görevlilerin ideolojik zihniyetlerine göre verilmiş bir hükümdür.
9️⃣ Darp edildiğini iddia eden Müşteki Mustafa Düştegör mahkemede gezi olaylarına katıldığını itiraf etmiş ancak mahkeme bu konuyla ilgili hiç bir yasal işlem yapmamıştır.
Müştekinin avukatları Hakan Evcin ve Münip Ermiş, Türkiye geneli DHKPC ‘ nin ücretsiz avukatlığını yapan örgüt avukatlarıdır. Bu bilgiler ışığında mahkemenin şahsıma vermiş olduğu hükmün tamamen siyasi ve ideolojik zihniyetle verdiği kanısındayım.

Görevli olduğum gezi olaylarında bana hukuksuzca 4 yıl 2 ay hüküm veren Ant 2. ağır cz mahk üyeleri;
1- Hakim Oğuzhan Yaşar (39567)  Şu an Antalya adliyesi Adalet komisyonu başkanlığı yapıyor, ayrıca eski Enerji Bakanımız Sayın Tamer Yıldız’ın öz yeğeni oluyor.

2- Hakim Fatih Sazak (104705)

3- Hakim Serkan Günhan (107372)

4- Savcı Erkan Okan (36062

FETÖ KUMPASI MAĞDURU POLİS

ALİ OSMAN PARLAR


Devletimizin emrinde ve Şerefli Emniyet Teşkilatımız bünyesinde yaklaşık 25 yıl görev yapmış bir TÜRK POLİSİ iken, Devletimizin FETÖ İLTİSAKLI diyerek ihraç etmiş olduğu 3 Emniyet Müdürü ve bu sözde Emniyet Müdürlerinin hukuksuzluklarını fırsat edinen bir Emniyet Amirinin organize kumpasları neticesinde “ İFTİRA “ suçundan verilen mahkumiyet kararına istinaden “ FETÖ KUMPASI “ ile Devlet Memurluğuma ve Polisliğime son verilmiş olan süreci bu ilk makalem ile sizlerle paylaşmak istedim.


Ülkemizde 15 TEMMUZ 2016 tarihinde meydana gelen Vatana İhanet ve Darbe girişiminin bastırılması sonrasında Devletimiz “ FETÖ / PDY TERÖR ÖRGÜTÜ YAPILANMASINA “ karşı Milli bir irade ortaya koyarak büyük bir mücadele başlatılmış ve bu terör örgütü ile bir şekilde bağlantıları bulunan şahıslar tek tek tespit edilerek Devletimizin kurumları içerisinden temizlenmişler ve bu temizlik büyük bir titizlikle halen devam etmektedir.


Hal böyle iken, Makalemin ilk bölümü olan bu yazımda Emniyet Teşkilatımız içerisine sızmış böylesi büyük bir ihanet şebekesi ile iltisaklı oldukları sonradan ortaya çıkan ve Devletimizin OHAL KHK’Ları ile ihraçları gerçekleşmiş Sözde Emniyet Müdürlerinin ihanette sınır tanımadıklarını, Kanunlarımızı dahi hiçe saydıklarını, organize bir kumpasın tohumlarının nasıl ekildiğini ve neticesinde ise Devletimizin Adalet şiarı olarak bağımsız mahkeme salonlarında yazılı “ MÜLKÜN TEMELİ ADALETTİR “ şiarının nasıl yer ile yeksan edildiğini, Adaletin kalbine FETÖ denen ihanet yapılanmasına ait kurşunun sıkılmış olduğunu mümkün olduğunca özetleyerek paylaşmak istedim.
2013 Yılında Konya/Çumra İlçe Emniyet Müdürlüğünde görev yapmakta iken, izinli olduğum bir günde karşılaştığım “ KAÇAK AKARYAKIT “ olayını ihbar etmem ve sonrasında da ihbarcı kimliğimin olayın şüphelilerince öğrenilmesi üzerine Polis Merkezi Amirimiz olan Emniyet Amiri Y.Ö. ile hakkında “SORUŞTURMANIN GİZLİLİİNİ İHLAL“ suçundan Savcılığa şikayette bulundum ve neticesinde “ DELİL YETERSİZLİĞİ “ gerekçesi ile takipsizlik kararı verildi. Bu şikayetim nedeni ile de Polis Merkezi Amirimiz olan Emniyet Amiri Y.Ö. ile sorunlar yaşamaya başladık mesleki yönden bazı fiziki baskılarla karşı karşıya kalmamın yanı sıra bir devlet memurunun performans puanının belirlendiği resmi belge niteliğinde olan performans formlarına gerçeğe aykırı kayıtlar girilerek 2013 yılı performans puanımı düşük verildiğini tespit ettim.


Bu durum üzerine Emniyet Amiri Y.Ö hakkında “ GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA VE RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK “ iddiası ile Emniyet Genel Müdürlüğümüzce bir araştırma/soruşturma başlatılması için müracaatta bulunduğum, Fakat; Dilekçemin Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderilmeyip, Konya İl Emniyet Müdürlüğünce işleme alındığını ve 07.05.2014 tarihinde Emniyet Amiri hakkında şüpheli sıfatı ile araştırma/soruşturma işlemlerine başlandığını öğrendim.
Böylesi ağır bir suç ithamı altında bulunan Emniyet Amiri hakkında idari işlemin başlatıldığı tarihten sadece 1 gün sonra bu olayda mağdur ve şikayetçi olmama rağmen, şahsımın görev yeri değiştirilerek Çumra İlçesinden Kadınhanı ilçesine hiçbir hukuki gerekçe belirtilmeyen bir yazı ile “ SÜRGÜN “ edildim. Diğer bir yönden ise, Çumra İlçe Emniyet Müdürümüz Konya il merkezine çekilerek, hakkında idari işlem başlatılan Emniyet Amiri İlçe Emniyet Müdür Vekili yapıldı. Bu şartlar altında yapılan idari soruşturmaya ilişkin tanık olarak dinlenilmelerini özellikle talep etmiş olduğum birçok meslektaşımın ifadeleri dahi alınmadı.


Açık bir “ SÜRGÜN “ olan bu hukuksuz atama işlemi nedeniyle Konya Valimiz Sayın Muammer EROL’a durumu arz etmem sonrasında Sayın Valimizin talimatları ile bu sürgün işlemi bir nevi askıya alındı ve Emniyet Genel Müdürlüğümüze iletmiş olduğum il dışı tayin talebim kabul edilerek Kayseri iline atamam yapıldı. Ancak: bu süreç içerisinde Emniyet Amiri hakkındaki idari araştırma dosyasının sonuçlandırılmış olduğu şeklinde bir yazı tarafıma teslim edilmiş ise de, soruşturmanın nasıl ve ne şekilde sonuçlandırılmış olduğuna dair tarafıma en ufak bilgi dahi verilmedi.( NOT: 2014 Yılında gerçekleşen bu idari sürece ilişkin görev ve yetkileri uhdesinde müdahaleleri bulunan Konya Emniyeti Personel Şube Müdürü Hüseyin GÜRBÜZ, Konya Emniyeti Araştırma/Soruşturma Dosyasının Müfettişi Arif AYKUT, Konya Emniyeti Hukuk İşleri Şube Müdürü Ayhan TAVAN’dır ve bu Sözde Emniyet Müdürleri 2016 yılında çıkan 670 VE 672 Sayılı OHAL KHK’Lar ile İhraç Edilmişlerdir. Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik suçundan şikayette bulunmuş olduğum Emniyet Amiri Y.Ö ise şu an Resen Emekli Edilmiş Durumdadır.)


Bu olaylar yaşanmakta iken, Performans Puanımın Emniyet Amiri Y.Ö tarafından hukuka aykırı verilmiş olması sebebiyle Konya İdare Mahkemesi nezdinde açmış olduğum davayı kazandım ve İdare Mahkemesi kararı elime ulaştığında Emniyet Amiri Y.Ö’in hakkımda görev yerimi terk ettiğime dair bazı kayıtlar girmiş olduğunu gördüm ve 05.05.2015 tarihinde yeni bir dilekçe hazırlayarak yaşadığım tüm süreci detayları ile anlatarak Emniyet Genel Müdürlüğümüze durumu ilettim. Bu dilekçemde işlenen suçun takibi şikayete bağlı suçlardan olmaması sebebi ile adli mercilere de bilgi verilmesi yönünde özellikle talepte bulundum.


Emniyet Genel Müdürlüğümüz tarafından bir inceleme ve soruşturma başlatılmasını beklemekte iken, Kayseri Cumhuriyet Savcılığına çağırıldım ve hakkımda “ İFTİRA “ suçundan adli soruşturma başlatılmış olduğunu öğrendim ve bu soruşturma dosyası içerisinde de Emn.Gn.Mdr’ne göndermiş olduğum dilekçelerim olduğunu gördüm. Kısa bir süre sonrada Emniyet Genel Müdürlüğünce benim hakkımda idari soruşturma başlatılmış olduğunu da öğrendim.


Hakkımda “ İFTİRA “ suçundan başlatılan adli ve idari soruşturmalarda Emniyet Genel Müdürlüğümüze sunmuş olduğum yeni dilekçelerimin hukuka aykırı bir şekilde elde edilmiş olduğunu ve iftira gibi bir suçtan asla bahsedilemeyeceğini belirterek detaylı savunmalarda bulundum.


15 TEMMUZ 2016 tarihinde gerçekleşen Vatana ihanet kalkışmasının bastırılması sonrasında Devletimiz kurumları içerisinde yer etmiş FETÖ irtibatlı veya iltisaklı kişiler tespit edilerek ihraç edilmeye başlanınca aldığım duyumlara binaen bazı araştırmalar yaptığımda “ RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİK “ suçundan hakkında şikayette bulunduğum Emniyet Amiri Y.Ö. ile ilgili idari araştırma/soruşturma dosyasına ilişkin sürece görevleri uhdesinde müdahil olan ve bu dosyanın üzerinin örtbas edilmesini sağlayan 3 Emniyet Müdürünün 3’nün de Devletimize ait OHAL KHK’Lar ile Emniyet Teşkilatımızdan ihraç edilmiş oldukları bilgisine ulaştım.


2017 Yılı Mart ayına yaklaşmakta iken, iftira suçlaması olan, fakat; hukuki hiçbir dayanağı olmayan idari soruşturma dosyasında 2 kez “ MESLEKTEN ÇIKARMA “ cezası istenen raporla disiplin kuruluna sevk edildiğimi öğrendim. Tespit etmiş olduğum böylesi büyük bir vahamete ilişkin hususları Disiplin Kurulunda yetkili olan Kayseri İl Emniyet Müdür Yardımcımıza ve Kayseri Personel Şube Müdürümüze belgeleri ile açıkladım ve kurula başım dik, alnım açık bir şekilde gelmem söylenerek, disiplin kurulana sevk edilen dosyam daha ileri bir tarihe ertelendi.


2 Kez Meslekten İhracım istenen böylesi bir dosyaya ilişkin disiplin kurulumuzun huzuruna çıktım ve yaklaşık 1 saat boyunca bu dosyanın “ AÇIK BİR FETÖ KUMPASI “ olduğunu, Vatana ihanet yapılanması ile iltisaklı oldukları tespit edilen Sözde 3 Emniyet Müdürü ile bu müdürlerin hukuku hiçe sayarak korudukları Emniyet Amirinin yalanlarını belgeleri ile sundum… Büyük bir hayretle beni dinleyen Kurul üyelerimizden İl Emniyet Müdür Yardımcımız olan Ö.D şahsıma hitaben “ Ali biz seni biliyoruz, daha fazla yorma kendini “ demesi üzerine kuruldan çıktım ve tutanağa çevrilen sözlü ifademi imzaladım. Ancak; Yaklaşık 45 gün sonra tarafıma teslim edilmiş olan idari kararda 2 Kez Meslekten İhracım istenen soruşturma dosyasına ilişkin 2’şer gün ücret kesimi cezası verilmiş olduğunu, fakat; Açık bir FETÖ KUMPASI dediğim ve detayları ile anlattığım hususların idari karar içeriğinde hiçbir şekilde yer almadığını, FETÖCÜ Emniyet Müdürlerinin isimleri ve esamelerinin dahi geçmediğini gördüm. “


Bu durum üzerine gerek Emniyet Müdür Yardımcımız Ö.D, gerekse Personel Şube Müdürümüz C.Ö ile görüşmeler gerçekleştirerek “ Vatana ihanet yapılanması ile iltisaklı olarak ihraçları gerçekleşmiş Sözde Emniyet Müdürlerinin açık kumpası olan bir süreçte asla eğilmeyeceğimi, büyük bir hata yaptıklarını, adli sürecin devam etmekte olduğunu ve böylesi bir kararın adli merciler nezdinde hakkımda olumsuz kanaat oluşturacağını anlattım. Kayseri İl Emniyet Müdürümüz olan İbrahim KULULAR’a ulaşarak bu durumu arz etmek istemiş isem de, Sayın Müdürümüzün personel ile görüş yapmadığı belirtildi. “
Yaşanan bu gelişmeler sonrası her geçen gün yalnız bırakıldığım süreçte “ İHANETTE TESADÜFÜN OLMADIĞINI, VATANA İHANET YAPILANMASI İLE İLTİSAKLARI BULUNAN EMNİYET MÜDÜRLERİNİN VE BU SÖZDE MÜDÜRLERİN KORUDUĞU EMNİYET AMİRİNİN ADALETE OLAN İHANETLERİNİ BELGELERİ İLE ADLİ VE İDARİ YARGI MERCİLERİMİZE DETAYLARI İLE ANLATARAK BELGELER SUNDUM… DİĞER BİR TARAFTAN DA FETÖCÜ 3 EMNİYET MÜDÜRÜNÜN AYRI AYRI FAKAT ORGANİZE OLMUŞ BİR ŞEKİLDE GÖREVLERİNİ KÖTÜYE KULLANMIŞ OLDUKLARINA DAİR BİMER ÜZERİNDEN MÜRACAATTA BULUNARAK İÇİŞLERİ BAKANLIĞINCA SORUŞTURMA YAPILMASI İÇİN TALEPTE BULUNDUM. “
BİMER Müracaatıma ilişkin müracaatımla ilgili soruşturmanın İçişleri Bakanlığınca gerçekleştirilmesi yönündeki ısrarlı taleplerim yerine getirilmeyip, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğünce “ DOSYANIN İŞLEMDEN KALDIRILMASI “ yönünde karar verildi.


Adli yargılama neticesinde ise, “ Yargılama sürecine esas alınan 2 ayrı olaydan tekrar şikayetimin asla olmadığını açıkça bildirdiğim olaya ilişkin, tekrardan şikayette bulunduğum gerekçesiyle iftira suçundan hapis cezası verilirken, bu sürecin FETÖCÜ Emniyet Müdürlerinin kumpası olduğunu belirtmiş olduğum hususlar gerekçeli kararda tek kelime dahi dikkate alınmadı ve “ RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİK “ iddiamla ilgili herhangi bir değerlendirmede bulunulmadı. Dahası İstinaf sürecinde UYAP üzerinden istinaf mahkemesine gönderilen bir tebligat parçasının ulaştığı aynı gün onanarak toplam 7 gün içerisinde kesinlik kazandı. Kesinleşen bu karara istinaden de Devlet Memurları Kanunumuzun ilgili maddeleri gereğince memuriyetime ve polisliğime 08 TEMMUZ 2019 tarihinde son verildi. “


Devlet Memurluğumun sonlandırıldığı bu sürecin tamamının “ AÇIK BİR FETÖ KUMPASI “ olduğunu 2017 Yılı Mart ayından itibaren somut belge ve delillere dayalı olarak haykırırcasına anlatmış olmama rağmen, “ BUGÜNE KADAR VERİLMİŞ OLAN KARARLARDA FETÖNÜN F’Sİ, FETÖ İLTİSAKLI SÖZDE EMNİYET MÜDÜRLERİNİN İSİM VE ESAMELERİ GEÇMEMİŞTİR. “

 FETÖ KUMPASI MAĞDURU POLİS

 ALİ SARIKAYA

Kemal Kılıçdaroğlu sonu gelen akrep misali FETÖ’cüleri göreve iade edeceğini vaat edip duruyor. Bu vaadini belki kırk kez tekrarladı.

Hatta; kurmayları kamudan ihraç edilen FETÖ’cüler ile, bir ay kadar önce toplantı yaptı. En son olarak da, Kılıçdaroğlu bu vaadini üç gün önceki Abant toplantısında yineledi.

FETÖ’cüleri kamuya; Erdoğan yerleştirdi, diyenler; Bu kelamları duymuyor mu? CHP’lilerin FETÖ’cüler ile yaptığı toplantıları görmüyor mu? FETÖ’cüleri kamuya Erdoğan yerleştirmiş olaydı; atılan FETÖ’cüleri tekrar Kılıçdaroğlu geri getirmeye çalışır mıydı?

Farz edelim ki, Millet İttifakı iktidar oldu ve FETÖ’cüleri kamudaki eski görevlerine iade edildiler diyelim. FETÖ ile mücadele eden; MİT, polis, jandarma ve diğer kurumların mevcut kadrolarında çalışanlar ile FETÖ’cüler bir arada mı çalışacak?

Eğer bir arada çalışacaklar ise; şimdiden söyleyeyim; ülkem 12 Eylül öncesinden beter hale gelir. 12 Eylül öncesi polisler nasıl; Pol-Der, Pol- Bir diye ikiye bölündü ise; yine aynısı olur. FETÖ’cü polisler kurşun sıkmaya kalkar, bunun karşılığını da FETÖ’cü olmayan polislerden misliyle alır.

Diğer kurumlarda da durum farksız olmaz. Mesela adliyeyi göz önünde bulunduralım. FETÖ’cüler hakkında iddianame düzenleyen savcıların, ceza veren hakimlerin durumu ne olacak?

FETÖ’cü eski hakime ceza veren bir hakimin şu an ağır ceza üyesi olduğunu, ceza verdiği eski hakiminde tekrar Kılıçdaroğlu tarafından göreve iade edildiğini, ağır ceza üyesi o hakimin görev yaptığı mahkemeye ağır ceza başkanı olarak atandığını düşünebiliyor musunuz?

Bu durumda nasıl adalet dağıtacaklar?

Yine FETÖ’cü eski polisler, savcılar, hakimler ağız birliği yaparak ( tıpkı geçmişte yaptıkları gibi) FETÖ’cü olmayan; polislere, savcılara, hakimlere, diğer kamu görevlerine kumpaslar kurup, kendilerinden olmayanları işinden ederek ceza evine göndermezler mi?

Şu an da yargılanan FETÖ’cüler boşuna mı hakimlere; “Gün gelecek bizim durduğumuz yerde (sanık sandalyesinde) siz, sizin durduğunuz yerde (hakim kürsüsünde) biz duracağız diyorlar?

Cebine tekrar polis, asker, MİT kimliğini koyan FETÖ’cüler; adliyeye, emniyete, askeriyeye rahatlıkla girip çıkamaya başladıklarında; faili meçhul cinayetler başlamaz mı?

Fail bulunsa bile FETÖ’cü polisler, jandarmalar, savcılar delil karartmaz mı? Görevine iade edilen FETÖ’cü sözde hakimler; yakalanan faillere beraat vermez mi?

Kılıçdaroğlu’nun derdi gerçekten vatanıma, milletime hizmet etmek olsa kameralar karşısına  her geçtiğinde FETÖ’cüleri kamuya iade sözü vermez. PKK’nın sözcüsü olan HDP ile kol kola gezmez. Dünyada böyle bir siyasetçi örneği yok.

Memuriyet hayatı hüsranla biten Kılıçdaroğlu, siyasi hayatının da hüsranla bitmek üzere olduğunu görüyor, biliyor. Bildiği içinde, kendisi yanmadan önce belki bir umut diyerek ülkemi ateşe atmakta beis görmüyor.

TUZAĞA DÜŞMEYİN

Üst akıl ve Millet İttifakının fonladığı sözde anket şirketleri ve medyaya rağmen; halkımızın gerçekleri gördüğünü, bildiğini bu tuzağa düşmeyeceğini düşünüyorum.

Emekli Komiser

Şefik ÇÖMEZ

Fetö Elebaşı Fetullah Gülene ön açan iki isim Bekir Berk ve Mehmet Nuri Güleç (Mehmet Fırıncıdır)

Konu hakkında son şahidlerden merhum Şule Yüksel Şenler’in ağabeyi Üzeyir Şenler’in Bekir Berk tarafından kendisine yabancı istihbarat servislerine çalışmak için teklifte bulunduğunu fakat kabul etmediğini Mehmet Fırıncı ve Mehmet Birincinin kabul ettiğini anlatıyor. 

Siz o ilk sahneyi hatırlayabildiğiniz kadarıyla anlatabilir misiniz, avukatlık ofisindeki Bekir Berk’in teklifini?

ÜZEYİR ŞENLER – Bekir Berk teklif ediyor, bize diyor, o şeyden askeriye..

– Askeriyeden mi?

ÜZEYİR ŞENLER – Askeriyeden

– Genelkurmay’dan mı?

ÜZEYİR ŞENLER – Genelkurmay’dan..

ÜZEYİR ŞENLER –Genelkurmay tarafından Bekir Berk kanalıyla teklif geliyor.

– Kime geliyor bu? Kime söylüyorlar isim olarak hatırladığınız, o zamanki ağabeylerden?

ÜZEYİR ŞENLER – Birinci, Fırıncı bir de ben varım ama ben muhalefet ediyorum.

– O odada Bekir Berk diyor ki bize askeri kanattan böyle bir teklif var

ÜZEYİR ŞENLER –Evet.

– Diye söylüyor. Kendi şeylerden sizden niye istiyor; Birinci’den, Fırıncı’dan ve Üzeyir Bey olarak sizden? Kendisi bilemediği, cemaati tanıyamadığı için mi, yani şey olarak Anadolu’daki insanları bu listeyi, yani bu isimlerin tespitini?

ÜZEYİR ŞENLER – Bu isimlerin tespitini askeriye istiyor

– Askeriye Bekir Bey’den istiyor Bekir Bey de Birinci, Fırıncı ve sizden istiyor?

ÜZEYİR ŞENLER – Evet.

– Ne olacak o tespit edilen isimler? Vasıf ne isteniyor? O insanlardaki vasıf olarak becerikli kabiliyetli lise üniversite gibi bu tarz şeyler mi?

ÜZEYİR ŞENLER – Onlar söz konusu olmuyor henüz.

– İlk şeyde herkesin listesini mi istiyorlar?

ÜZEYİR ŞENLER – Evet

– Allah Allah o zaman cemaatin direkt hepsinin fiş listesi istiyorlar?

ÜZEYİR ŞENLER – Evet.

– Allah Allah. Çok ilginç siz nasıl tepki gösterdiniz o zaman ona?

ÜZEYİR ŞENLER – Dedim ki baktım Birinci ve Fırıncı kabul ettiler

– İtiraz etmediler, kabul ettiler?

ÜZEYİR ŞENLER – Ettiler, çünkü onlar Bekir beye karşı çok itaatkârdılar. İtiraz etmediler tabii, aksine kabul ettiler.

Ben dedim ki Milli İstihbarat teşkilatına girmek dedim bu teşkilatın içinde bulunmak…

ÜZEYİR ŞENLER – Deccaliyete, şeye..

– Süfyaniyete

ÜZEYİR ŞENLER –Hizmet etmektir.

– Çünkü daha 60 İhtilali yeni olmuş değil mi? 62 falan. Yine tarih ihtilalden birkaç sene sonra?

ÜZEYİR ŞENLER –Evet

–  Demirel iktidara gelmiş miydi acaba yoksa koalisyon zamanı mıydı?

ÜZEYİR ŞENLER – Onu tam hatırlamıyorum.

– Yani ihtilalden sonra askeri idarenin hâkim olduğu bir dönem. Yani hem liste istiyor hem de Milli İstihbarat’a kabiliyetli gençlerin sokulmasını mı teklif ediyor Bekir Berk?

ÜZEYİR ŞENLER – Evet

– Aynı toplantıdaaynı şeyde “Hem herkesin listesi belli olsun hem de kabiliyetli insanları belli edin listesini bulun onları devletin içine memur yapacağız, biz de devletin içinde bir yer alacağız” mı diyor çünkü yani

ÜZEYİR ŞENLER – Evet, evet

– Peki, Bediüzzaman’ın mezarı açılalı birkaç sene olmuş sizin anlattığınız zamana göre. Devlet ne olmuş da barışmış da bir sürü Nur talebesini Milli İstihbarat’a alacakmış? Değil mi?

ÜZEYİR ŞENLER – Bir kere şeriat ölçüsü içinde iman ve Kur’an hakikatlerini yaymak hizmeti birinci plandadır Risale’i Nur’da..

– “Bizde hafiyelik yok” dediniz yani

ÜZEYİR ŞENLER – Haa. Biz şimdi bu nasıl olacak bu ters bir iş

– Bu menfi hareket

ÜZEYİR ŞENLER –Menfi hareket. Ondan sonra..

– O üçü kabul etmişken siz itiraz etmiş oldunuz. Orada belki bir tartışma mı oldu yoksa

ÜZEYİR ŞENLER –Tartışma oldu oldu ama fazla değil. Çünkü Bekir Bey var ya başta, o bastırıyor. Ondan sonra ben de dikine gidiyorum! Neyse anlaşamadık, soğuk bir şekilde o konu bitti. 

– Bu teklifi orada yapıyor ve siz tartıştınız. Şu an hatırladığınız o şekilde ayrıldığınız şeklinde.

ÜZEYİR ŞENLER – Evet

– Evet, Tabii siz o zaman en mahrem meşveretlerin yapıldığı noktada iken, buna benzer meşveretler; en temel kararlarının alındığı toplantılara katılırken sonra ne oldu sizin süreciniz? Oradan sonra bir ayrımcılık yaşadınız mı?

ÜZEYİR ŞENLER – Tabii beni sessizce ekarte ettiler. Ekarte ettiler, hizmetten..

– Sonra o cereyan ilerledi..

ÜZEYİR ŞENLER – İlerledi..

– Gazete günlük gazeteye döndü vesaire..

ÜZEYİR ŞENLER – Artık önü alınamaz hale geldi. Halen daha alınamıyor.

BEKİR BERK’İN CENAZE NAMAZINI VASİYETİ ÜZERİNE FETÖ ELABAŞI FETULLAH GÜLEN KILDIRMIŞTIR

Bu bağlamda http://www.fimet.org sitemizde yayınlanan belgeleri ve bilgileri inceleyiniz gerekli birimlere ihbar geçiniz bizi takipte kalınız ve çevrenize haberdar ediniz.

 

Saygılarımızla..

 

 

Fetö Elebaşı Fetullah Gülenin ve Misyonunun Propagandacısı  olan pek çok Papaz, Rahip,Rahibe, Ruhban, Pisikopos ve Hahamı referans alıp 2021 yılı itibariyle Türk vatandaşlarına muteber olarak tanıtımını yapıp fetöcülerin faaliyetlerinin pazarlamacısı görevini üstlenen Eski Vekil Said Yüce eski aile dostu ve arkadaşı Gazeteci Süleyman Yasin Akdeniz’in şahit olduğu fetö dosyalarının itirafcı, ihbarcı ve ifşacısı olması sonrası harekete geçip Akdeniz hakkında suç duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı.

Gazeteci Süleyman Yasin Akdeniz sosyal meyda hesaplarında Savcıya verdiği ifadesini ve elindeki belgeleri bir flas bellek içinde teslim ettiği dosyaları kamuoyuna ilan edip Risale-i Nur talebelerini konudan haberdar ettiği ortaya çıktı.

Eski Vekil Said Yücenin şikayeti 2021 ocak ayında yaptığı 10 ay sonra şikayetine cevap verildiği anlaşıldı.

Eski Vekil Said Yüce şikayetinde Bediüzzamanın varisi ve vekili Şehid Hüsnü Bayramoğlu ağabeyin misafiri 15 Temmuz Gazisi Yusuf Karahan’ın fetöcü Sözler Köşkü ve Fırıncı hakkında konuşması sonrası Said Yücenin 15 Temmuz gazimize yönelik vururum seni mitçi fetöcü diye saldırması ve kavgasının gizli çekimi gazeteci arkadaşı Yasin Akdeniz’e teslim edilmesi sonrası bu kaydın ifşa  olmaması için böyle bir yola başvurduğu öğrenildi.

Eski Vekil Said Yüceyi fetöcülük ile suçlayan eski arkadaşı gazeteci Yasin Akdenizin savcılığa verdiği ifadesinde Said Yücenin uluslar arası casusluk suçlaması ile suçladığı ve yargılama talep ettiği görüldü.

İşte Nur Cemaatini karıştıran, Savcının masasına teslim edilen Nur Cemaatine Said Yücenin referans verdiği Fetöcü Papazi Rahip, Rahibe, Ruhban, Pisikopos ve Hahamların belgeleri 

.

SAİD YÜCE İİKV BURHAN SABAZ ALAADDİN BAŞAR SUFFA FETÖ RAHİPLERİ RAPORU
1-
LUCİNDA MOSHER

https://fimet.org/2021/09/12/nur-talebelerine-referans-verdikleri-fetocu-kadin-ruhban-sinifindan-pisikopos-rahibe-lucinda-mosher-oldugu-ortaya-cikti/

2-
THOMAS MİSHEL

https://fimet.org/2021/08/25/turkiye-ve-islam-dusmani-thomas-mishelin-mehmet-firinci-said-yuce-sukran-vahide-ingiliz-mery-ve-fetullah-gulen-iliskisi-desifre-oldu/

3-
MİSYONERLİK

https://fimet.org/2021/08/25/risale-i-nurlarin-ingilizce-tercumelesi-ile-hristiyanligi-yaymislar/

 

4-
VATİKAN LEO LEFEBURE

https://fimet.org/2021/09/06/vatikan-hizmetine-husnu-agabey-karsi-cikiyor-2/

5-
MARCİA HERMANSEN

https://fimet.org/2021/08/28/said-yucenin-feto-baglantilari-ingiliz-mery-weld-thomas-mishel-colin-turner-derken-simdide-marcia-hermansen-desifre-oldu/

6-
COLİN TURNER

https://fimet.org/2021/08/25/said-yucenin-feto-baglantilari-ingiliz-mery-thomas-mishel-derken-simdide-colin-turner-desifre-oldu/

7-
FIRINCI FETÖ RAHİPLERİ IAN MARKLHAM

https://fimet.org/2021/09/06/mehmet-firincinin-kahraman-fetocu-rahipleri-2021-yili-itibariyle-iikvde-faaller/

8-
LUCİNDA MOSHER

NUR TALEBELERİNE REFERANS VERDİKLERİ FETÖCÜ KADIN RUHBAN SINIFINDAN PİSİKOPOS RAHİBE LUCİNDA MOSHER OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI!

9-
YAHUDİ OLİVER LEAMAN
https://fimet.org/2021/09/09/bu-sefer-yahudi-haim-nahumdan-degil-yahudi-asilli-oliver-leaman-uzerinden-fetoye-alkisi-sorularla-risale-sitesi-uzerinden-tuttular/

10-
WHİTNEY BODMAN
https://fimet.org/2021/09/14/nur-talebelerine-istanbul-ilim-ve-kultur-vakfi-said-yuce-uzerinden-referans-verdikleri-fetocu-papaz-whitney-bodman-oldugu-ortaya-cikti/

11-
LEONİD SYKİAİNEN
https://fimet.org/2021/09/28/feto-elabasi-fetullah-gulenin-rusya-ayagi-leonid-sykianin-2021-yili-itibariyle-suffa-vakfi-sorularla-risale-ve-istanbul-ilim-ve-kultur-vakfi-uzerinden-referans-verildigi-ortaya-cikti/

12-
JOHN OBERT VOLL
https://fimet.org/2021/09/27/feto-elabasi-fetullah-guleni-ciaa-sokan-yesil-kart-verdiren-john-obert-voll-sozde-nur-cemaati-tarafindan-2021-yili-itibariyle-referans-verildigi-belgelendi/

13-
JANE İDLEMAN SMİTH
https://fimet.org/2021/09/27/nur-talebelerine-istanbul-ilim-ve-kultur-vakfi-ve-suffa-vakfi-feyyaz-bilisim-uzerinden-referans-verdikleri-fetocu-rahibenin-jane-idleman-smith-oldugu-ortaya-cikti/

 

14-
DALE F EİCKELMAN
https://fimet.org/2021/09/24/nur-talebelerine-istanbul-ilim-ve-kultur-vakfi-ve-suffa-vakfi-feyyaz-bilisim-uzerinden-referans-verdikleri-fetocu-papazin-dale-f-eickelman-oldugu-ortaya-cikti/

15-

W MARK RİCHARDSON
https://fimet.org/2021/10/06/feto-elebasi-fetullah-gulenin-dinler-arasi-diyalog-sorumlusu-papazlarindan-pisikopos-w-mark-richardsonun-yeni-asya-kazim-gulecyuz-ve-said-yuce-istanbul-ilim-ve-kultur-vakfi-baglantisi-ortaya-cikti/

Dale Eickman, Jane İdleman Smith, mery weld, thomas michel, lucinda mosher, marsia hermansen, oliver leaman, whitney wodman, leo lefebure, leonid, john obert voll,colin turner,ian markham, w mark richardson ..

Savcılık Dosyasında Eski Vekil Said Yücenin eski arkadaşı gazeteci Yasin Akdenize yönelik yazdığı  whatsapp yazışmalarıda teslim edildiği öğrenildi.

 

Bu bağlamda http://www.fimet.org sitemizde yayınlanan belgeleri ve bilgileri inceleyiniz gerekli birimlere ihbar geçiniz bizi takipte kalınız ve çevrenize haberdar ediniz.

 

Saygılarımızla..

 

 

Fetullah Gülenin ve Misyonunun Propagandacısı  olan W.Mark Richardson’u herşeyden habersiz başta Risale-i Nur talebelerine tanıtıp Türk Milletine haber verelim..

 

Türkiyedeki 2021 yılı itibariyle aktif faaliyet yürüttüğü isimler ve vakıflar üzerinde sizlerinde tek bir tıkla ulaşabileceğiniz açık veri kaynaklar ile bir inceleme yapalım.

Haber videosunda izlediğiniz olay daha önce gündem olmuş olan yasa dışı alınan gizli ses kaydı ve tapelerde ortaya çıkan Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin şehid talebesi ve vekili Hüsnü Bayramoğlu ağabeye ait.

Bediüzzaman hazretlerinin Mutlak vekili Hüsnü Bayramoğlu ağabey ilgili ses kaydında Said Yüceye Mehmet Fırıncının ingiliz karısı Mery Weld’in Risale-i Nur eserlerini ingilizce tercümeler üzerinden haçlılara hristiyanlara hizmet için çalışıldığını anlatıyor ve buna karşı nurcuları mücadeleye çağrıyor ahirette hesap vereceğiz diye haber veriyor. Sözde Nurcular tarafından sıklıkla gizlenip üstünü örtmeye çalıştıkları vatikan ortak projesine karşı tek başına karşı çıkan Hüsnü Bayramoğlu ağabey ise bu çıkışından kısa bir zaman sonra şaibeli şekilde vefat ediyor.

Öncelikle Fetö Papazı ve kurtarıcısı can simidi olan W. Mark Richardson kimdir özetle tanıyalım.

Buraya kadar aktardığımız özet bilgilerden anlaşıldığına göre W. Mark Richardson sıradan bir kilise Papazı değil Hristiyanlar ve misyonlerler içinde hatrı sayılır üst düzey bir Pisikoposluk Rahibi bir Ruhban.. 

W. Mark Richardson isimli Papazı referans verenler yurt dışında ve Türkiyede kimdir diye bir araştırma ve tarama yapıldığında Fetö elebaşı Fetullah Gülene ait internet sitelerinin yanı sıra Türkiyede Said Yüce’ye bağlı İstanbul İlim ve Kültür vakfı ve Yeni Asya Gazetesi yazarı Kazım Güleçyüz gibi isimlere ulaşılıyor.

 

Bugüne kadar Risale-i Nur talebelerinin rahatsız olmadığı reddiye ve tekzip vermediği risale-i nur araştırmaları yapıldığında önerilen bir site olan www risaleinur com sitesine girildiğinde 

site kapağı fetö elebaşına ait Risaleinur basımı olan Şahdamar Yayınları tavsiye edildiği gözlemlenmektedir.

Siteye girildiğinde Fetöcü Ali Ünal yazıları referans verildiği görülmektedir.

 

 

fetö sitesi olan risaleinur com’u incelemeye devam ettiğiniz’de Said Yücenin başında olduğu İstanbul İlim ve Kültür vakfının referans verdiği pek çok fetöcü rahip rahibeyi aynı şekilde kaynak ve referans verildiği nurcuların dikkatine ilan edilmektedir.

W.Mark Richardson’un ise Bediüzzamanı anlatırken Hristiyanlık ile karşılaştırılarak sanki Said Nursi bir hristiyan misyoneri gibi tanıtılması skandalı ortaya çıkmaktadır.

risaleinur com sitesinin fetö elabaşı fetullah gülene ait olup olmadığının teyidini yapmak için sitenin whoisi incelenmelidir karşınıza herkul Foundation inc.’e ait olduğu çıkacaktır.

Herkul sitesi Fetö elabaşına ait olup onunda Data owner Herkul Foundation inc olduğunu basit bir google taraması ile görmeniz mümkün olmaktadır.

Fetö yayın organı risaleinur com sitesinin ana sayfasından sosyal meyda hesaplarına ulaşmak için bağlantıları twitter yazan yere tıkladığınızda karşınıza çıkacak bağlantı doğrudan sizi Yeni Asyacılara götürecektir deneyin..

Karşınıza çıkan risaleinur twitter adresinin ve risaleinur tv adresinin uzantıları incelediğiniz de ise sizi Kazım Güleçyüze götürecektir.

 

Fetö sitesinin yönlendirdiği adres risaleinurtv olup o sitenin de size yönlendirdiği isim mustafa ışıldak olarak karşınıza çıkacaktır ki mustafa ışıldak da yeni asyadan fetö destekcisi kazım güleçyüz gibi isimler ile irtibatta olduğu takipleştiği gözlemlenmektedir.

W.Mark Richardson dan yola çıkarak bağlantıları takip ettiğimizde yine karşımıza İstanbul ilim ve Kültür vakfı Said Yüce , Şükran Vahide isimleri beraber referans verildiği görülecektir.

 

Fetullah Gülenin Dinler Arası Diyalog çalışmalarında kritik isimlerden olan Papaz W.Mark Richardson’un Yeni Asyacılar, İstanbul İlim ve Kültür Vakfı ve Fetöcüler ile 2021 yılı itibariyle ortak referans ve kaynak olarak göstermeleri karşısında Risale-i Nur talebesi olup Fetullah Gülene karşı olanlar içinden gelecek tepkiyi Türkiye Cumhuriyetinin ilgili makamları ve Türk Vatandaşları merakla takip edip gözlemlemektedir kanaatindeyiz.

 

Bu bağlamda http://www.fimet.org sitemizde yayınlanan belgeleri ve bilgileri inceleyiniz gerekli birimlere ihbar geçiniz bizi takipte kalınız ve çevrenize haberdar ediniz.

 

Saygılarımızla..

 

 

Fetullah Gülenin ve Misyonunun Propagandacısı  olan Leonid Sykiainen’i tanıyalım.

Türkiyedeki 2021 yılı itibariyle aktif faaliyet yürüttüğü isimler ve vakıflar üzerinde sizlerinde tek bir tıkla ulaşabileceğiniz açık veri kaynaklar ile bir inceleme yapalım.

Haber videosunda izlediğiniz Rus fetöcü Leonid’in 2021 yılı itibariyle Türkiye’de Suffa Vakfı Feyyaz Bilişim ve İstanbul İlim ve Kültür Vakfı üzerinden referans alınarak Türk vatandaşlarına kaynak verilmesi skandalı ortaya çıktı.

Öncelikle Fetö Rus Papazı ve kurtarıcısı can simidi olan Leonid Sykiainen kimdir wikipedia üzerinden özetle tanıyalım.

 

Fetö elabaşı Fetullah Güleni uluslar arası arenada muteber göstermek için konferanslar veren fetö adına kitaplar yazan çeviriler yapan Leonid bizzat fetö sitelerinde referans verilmektedir.

Fetö elebaşını kabul ettirmeye yönelik faaliyetlerine hız kesmeden devam eden Leonid Sykiainen’in Türkiyede 2021 yılı itibariyle faaliyet alanlarını genişlettiği iki merkez üssü vakfın Suffa vakfı ile istanbul ilim ve kültür vakfı olduğu ortaya çıktı. Sözde kendilerini kamuoyuna Risale-i Nur talebeleri olarak tanıtan fetöcü Burhan Sabaz fetöcü Said Yüce gibi isimlerin yönetiminde olduğu vakıf siteleri üzerinden başta Nurculara ve Türk Vatandaşlarına Fetö Rus Papazı Leonidi tavsiye ettikleri ortaya çıktı.

Eski vekil Said Yücenin yönetiminde olduğu istanbul ilim ve kültür vakfının resmi sitelerinde’de ve Suffa Vakfının sitelerinde faaliyet alanlarındada karşınıza bu fetö Papazlarından Leonid’in referans alınarak tavsiye edilmesi ise tesadüf değildir. 

Merkez üstlerini Isparta Barla olarak görmek mümkündür. Gerçek Risale-i Nur talebelerinin bu fetö rahip ve papazları ile birlikte iş tutan sahtelerine karşı ne tepki verecekleri merak konusu olarak kalmaya devam etmektedir. 

Fetö Rus Papazı Leonid gibi bir çok fetö papazı ve rahibine ev sahipliği yapan Sözde Nurcu Maskesi arkasına saklanan Fetöcü Said Yüce, Fetöcü Sabri Okur, Fetöcü Ali İhsan Erdemir ve ekip arkadaşları Fetöcü Alaaddin Başar, Fetöcü Burhan Sabaz ise yabancı istihbarat servisleri ile müttefik olarak elde ettiği başarılarının kutlama programlarını yurt dışından gelen fetöcü misafirleri ile beraber Isparta Çam dağında 31 Ağustos 2021 itibariyle kutladıkları kadraja yansıdı..

 

Bu bağlamda http://www.fimet.org sitemizde yayınlanan belgeleri ve bilgileri inceleyiniz gerekli birimlere ihbar geçiniz bizi takipte kalınız ve çevrenize haberdar ediniz.

 

Saygılarımızla..

 

 

Fetullah Gülenin ve Misyonunun Propagandacısı  olan John Obert Voll’u tanıyalım.

Türkiyedeki 2021 yılı itibariyle aktif faaliyet yürüttüğü isimler ve vakıflar üzerinde sizlerinde tek bir tıkla ulaşabileceğiniz açık veri kaynaklar ile bir inceleme yapalım.

Haber videosunda izlediğiniz fetöcü Uğur Akkafa’nın Fetullah Gülen’in Dinler Arası Diyalog faaliyetlerini övdüğü ve karşı çıkan müslümanları saftirik ilan etmesi üzerinden çok geçmedi.. Evet Fetöcü Uğur Akkafa doğru söylüyor. Saftirikler çünkü saftirik olmasalar bugün Uğur Akkafa gibi fetöcülerin peşinden milyonlar gitmez..

Öncelikle Fetö Papazı ve kurtarıcısı can simidi olan John Obert Voll kimdir wikipedia üzerinden özetle tanıyalım.

Dinler Arası Diyalog faaliyetlerinde başı çeken lokomotiflerden olan John Obert Voll’un Fetö elebaşı Fetullah Gülen için yeşil kart çıkardığı CIA ile irtibatını sağladığı kişi olarak çeşitli raporlar kamuoyunun bilgisine daha önce sunulmuş..

Fetö elebaşı Fetullah Gülenin Türkiyeye ve insanlığa karşı terör eylemlerini gerçekleştirmesi için ona yol açan Papaz ve Hahamların listesi uzayıp gidiyor biz bunlar içinde şuan konumuz olan John Obert Voll üzerinde duruyoruz.  Açık veri kaynak izleri takip ettiğimizde bu üst düzey CIA için çalışan ajanın 2021 yılı itibariyle Suffa Vakfı Feyyaz bilişim ve İstanbul İlim ve Kültür Vakfı üzerinden Risale-i Nur talebelerince muteber kabul edilmesi için referans olarak tanıtımı ve pazarlaması yapılmaktadır. Nur Cemaatine bu fetö Rahibini kabul ettirip cemaatten itiraz gelmemesi neticesinde Türk Milletinede kaynak verilerek ilim adamı olarak tanıtılmaya devam edilmektedir.

Fetöye yeşil kart verdiren Cıa ilişkisini kuvvetlendiren John Obert Voll sadece Burhan Sabaz’ın, Alaattin Başar’ın, Şener Dilek’in, İrfan Küfrevioğlu’nun idaresinde olduğu Feyyaz Bilişim Suffa Vakfı Sorularla Risale üzerinden değil eski vekil Said Yüce üzerinden Faris Kaya ekibi ile Türk Milletine muteber biri olarak kaynak gösterilmektedir.

Risale enstitüsü adı altındada Nur Cemaatine 2021 yılı itibariyle John Voll sıklıkla tavsiye edilmektedir.

Fetö elebaşı Fetullah Gülen’e ait haber kaynaklarında’da tıpkı Suffa vakfı ve istanbul ilim ve kültür vakfında olduğu gibi John Obert Voll örgüt için kendilerine referans kabul edilmekte ve kitlelerine tavsiye edilmektedir.

Ayrıca Fetö elebaşı Fetullah Gülene ait GULEN  CHAIR bünyesinde Fetö Papazı John Obert Voll konferanslar vermektedir.

İstanbul İlim ve Kültür vakfının icra kurulu başkanı olarak tanıtılan Faris Kaya’nın Fetö Papazı John Obert Voll’u istanbul ilim ve kültür vakfı üzerinden tavsiye etmesi tesadüf değildir. John Obert Voll’u tavsiye eden Sorularla Risale resmi youtube kanalında 2019 yılında konuşması ile yakın ilişkiler içinde olduğunu kamuoyuna ilan etmiştir.

 

Eski vekil Said Yücenin yönetiminde olduğu istanbul ilim ve kültür vakfının resmi sitelerinde’de ve Suffa Vakfının sitelerinde faaliyet alanlarındada karşınıza bu fetö Rahibi John Obert Voll ile karşılaşmanızda tesadüf değildir. 

Merkez üstlerini Isparta Barla olarak görmek mümkündür. Gerçek Risale-i Nur talebelerinin bu fetö rahip ve papazları ile birlikte iş tutan sahtelerine karşı ne tepki verecekleri merak konusu olarak kalmaya devam etmektedir. 

Fetöcü John Obert Voll gibi bir çok fetö papazı ve rahibine ev sahipliği yapan Sözde Nurcu Maskesi arkasına saklanan Fetöcü Said Yüce, Fetöcü Sabri Okur, Fetöcü Ali İhsan Erdemir ise yabancı istihbarat servisleri ile müttefik olarak elde ettiği başarılarının kutlama programlarını yurt dışından gelen fetöcü misafirleri ile beraber Isparta Çam dağında 31 Ağustos 2021 itibariyle kutladıkları kadraja yansıdı..

 

Bu bağlamda http://www.fimet.org sitemizde yayınlanan belgeleri ve bilgileri inceleyiniz bizi takipte kalınız ve çevrenize haberdar ediniz.

 

Saygılarımızla..

 

 

Fetullah Gülenin ve Misyonunun Propagandacısı  olan Jane Idleman Smith’ı tanıyalım.

Türkiyedeki 2021 yılı itibariyle aktif faaliyet yürüttüğü isimler ve vakıflar üzerinde sizlerinde tek bir tıkla ulaşabileceğiniz açık veri kaynaklar ile bir inceleme yapalım.

Haber videosunda izlediğiniz fetöcü Uğur Akkafa’nın Fetullah Gülen’in Dinler Arası Diyalog faaliyetlerini övdüğü ve karşı çıkan müslümanları saftirik ilan etmesi üzerinden çok geçmedi.. Evet Fetöcü Uğur Akkafa doğru söylüyor. Saftirikler çünkü saftirik olmasalar bugün Uğur Akkafa gibi fetöcülerin peşinden milyonlar gitmez..

Fetö Rahibelerinden diye isim yakıştırdığımız Jane Idleman Smith’ın Türkiye’de referansı ve faaliyet sahası İstanbul ilim ve kültür vakfı ile Suffa vakfı feyyaz bilişimdir.

Bu durumu saklamayıp çok rahat resmi sitelerinde

Jane Idleman Smith Rahibe fetöcüsünü muteber biri gibi Risale-i Nur talebeleri üzerinden Türk vatandaşlarına pazarladıklarını basit bir google araması ile görmeniz mümkündür.

Wikipedia’da Jane Idleman Smith’in ruhban okulunda islam hakknında çalışmalar yaptığı belirtilirken bu çalışma sahasının fetö üzerinden 2021 yılı itibariyle Türkiyede nereye kadar uzandığını tespit etmek zor değildir. 

15 Temmuz 2016 fetö darbe girişiminden seneler sonra 2019  yılı itibariyle Suffa vakfı feyyaz bilişime ait Sorularla Risale sitesi üzerinden kaynak ve referans verilen Jane I. Smith in faaliyet alanı bununla sınırlı değildir.

İstanbul ilim ve kültür vakfı üzerindende fetö rahibesi Jane I. Smith referans verilerek tanıtımı yapılmaktadır.

Fetö yurt dışı faaliyet raporları internet üzerinden incelendiğinde Feyyaz Bilişim Suffa vakfı ve İstanbul ilim ve Kültür vakfının referans vererek tanıtımını yaptığı Fetö Rahibesi Jane I. Smith’in yabancı siteler üzerinde Fetö elabaşı Fetullah Gülen lehine hangi faaliyet  ve söylemlerde bulunduğu ortaya çok net tablo şeklinde çıkmaktadır.

 

Eski vekil Said Yücenin yönetiminde olduğu istanbul ilim ve kültür vakfının resmi sitelerinde’de ve Suffa Vakfının sitelerinde faaliyet alanlarındada karşınıza bu fetö Rahibesi Jane I. Smith sıklıkla çıkmaktadır.

Merkez üstlerini Isparta Barla olarak görmek mümkündür. Gerçek Risale-i Nur talebelerinin bu fetö rahip ve papazları ile birlikte iş tutan sahtelerine karşı ne tepki verecekleri merak konusu olarak kalmaya devam etmektedir. 

Fetö Papazı Dale F. Eickelman gibi bir çok fetö papazı ve rahibine ev sahibliği yapan Sözde Nurcu Maskesi arkasına saklanan Fetöcü Said Yüce, Fetöcü Sabri Okur, Fetöcü Ali İhsan Erdemir ise yabancı istihbarat servisleri ile müttefik olarak elde ettiği başarılarının kutlama programlarını yurt dışından gelen fetöcü misafirleri ile beraber Isparta Çam dağında 31 Ağustos 2021 itibariyle kutladıkları kadraja yansıdı..

 

Bu bağlamda http://www.fimet.org sitemizde yayınlanan belgeleri ve bilgileri inceleyiniz bizi takipte kalınız ve çevrenize haberdar ediniz.

 

Saygılarımızla..