13 Ağustos 2022

süleyman akdeniz

Risale-i Nur Adı Altında Kurulan Derneklere Yöneltilen Sorular ve Sorunlar?

Risale-i Nur Adı Altında Kurulan Derneklere Yöneltilen Sorular ve Sorunlar?

Sizden gelen ihbarlar haberler doğrultusunda listemiz güncellenmektedir

Bu derneklerin ortak özelliği İslami bilimsel felsefik sorulara cevap veriyoruz künyesi ile açılmış ve bizde onların künyesine bakarak soruyoruz?

Onlara İslami sorumuz:

İslâm da vasiyet hakkı hukuku nedir sizler Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin eserini elinize alıp istediğiniz gibi hizmette tasarruf hakkını vasiyet ortada iken vekil varis ağabeylerin uyarısı ortada iken nasıl aleyhte muaraza ederek İslama hizmet ediyoruz diye ortaya çıkabiliyorsunuz?

Onlara felsefik sorumuz:

Birbirine paralel benzer bir akım hareket farklı isimlerde farklı illerde eş zamanlı biribirinden ayrı olarak bir anda ortaya dernekler adıyla ortaya nasıl çıkıyor böyle şüpheli bir oluşum bir anda nasıl kuvvet buluyor değirmenin suyu nereden geliyor organize hangi etki tepki neticesi ortaya çıkıyor?

Tarihçei Hayatta geçen Said Nur ve Talebeleri bunların Derneği Yoktur Lokali Yoktur ilanından sonra bu kadar oluşumu neyle izah ediyorsunuz?

Bilimsel Sorumuz:

Ne ara hangi yetki ve eğitim ile hangi tedrisattan geçerek kim ve kimlerden icazet alarak bu oluşumları hangi maksat ve mana ile kurdunuz nereden geliyor bu değirmenin suyu?

 Tesadüfen bu oluşumlar bir anda ortaya çıkamayacağı sebeple arkanızda kim var akıl hocanız ve üst aklınız kim ki Bediüzzaman’ın vekil ve varislerinin uyarı ve ikazlarına rağmen devam edebiliyorsunuz ve neden Hüsnü Bayramoğlu Ağabeyin neşriyatlarına kulak tıkayıp kitlenizin de bu neşriyatlardan haberdar olmasını istemiyorsunuz?

Ve Milli Vatan Bayrak Sorumuz:

Fethullahçı Terör örgütüne karşı kitlenizi bilinçlendirmek için hangi faaliyetleriniz olmaktadır? Oluşumlarınız Video sohbet yazı paylaşım ihbar gibi hangi konularda açıktan fetö mücadelesinde devletimize yardım ediyor veya böyle bir terör yapılanmasına karşı 15 temmuz darbe girişiminden sonra kamuoyuna en ufak açıktan bir bilgilendirme yapıyor ayrıca uyarı ikaz bilinçlendirme yaptılar mı yapmadılar mı?

1- Gençlik Forever İlim ve Kültür Derneği

2- Hayal Hanem Derneği

3- İlim Diyarı Derneği

4- İslam Tayfası Derneği

5- Gençlik Limanı Derneği

6- Mıknatıs Derneği

7- Cennet Mekan Derneği

8- Risale Ofis İlim ve Kültür Derneği

9- Ara Sıra Derneği

10- Semaver Derneği

11- Yolgeçen Hanı Derneği

12- Tebessüm Derneği

13- Moral İstasyonu Derneği

14- Risale Mekanı Derneği

15- İskele Derneği

16- Kafile Derneği

17- Çatı Katı Derneği

18- Keyfe Kafi Derneği

19- Nur Ekseni Derneği

20- Çay Hause Maksat 114 Derneği

21- Sözler Köşkü Derneği

22- Çınar Altı Derneği

23- Puzzle Hanımlar Derneği

24- Nar Buhar Hanımlar Derneği

25- Huzme Hanımlar Derneği

26- Beyruha Hanımlar Derneği

27- Hanımlar Derneği

28- Nur Ekseni Hanımlar Derneği

29- Yüz Ondört Derneği

30- Sözler Köşkü İstanbul Derneği

31- Mavera Derneği

32-Hifa ilim ve kültür derneği

33-Ayine ilim ve kültür derneği

34-Lamelif İlim ve kültür derneği

35-Vera ilim ve Kültür Derneği

36-Mesken Derneği

37-Uhre İstanbul

38-Mina Kültür Merkezi

39-Hüve İzmir

40-Aypare İlim ve Kültür Derneği

41-İrfan Çatısı

42-Visal İlim ve Kültür Derneği

43-Hidayet mektebi

44- Yakaza Derneği Van

45- Son Liman Derneği

46- Yelken İstanbul Derneği

47-Nur Mektebi,

48-Gençler Konağı,

49-Lemalem,

50-Revha Derneği,

51-Teneffüs Vakti,

52- Katre İlim ve Kültür Derneği

53-Redbooks Derneği Kırmızı Kitaplar İlim ve Kültür Derneği,

54-Son Durak Derneği

55-İstasyon Derneği

56- Hisar Kapısı

57- Nur Dersi

58- Eddai

59- Nur Kasrı

60- Yakın Yol

61-Sayenur Konya

62- Çat kapı

63- Lalezar İstanbul

64- Tükenmez Kalem Adana

65- Huma Hanımlar

66- Münteha derneği

67- vefa medresesi denizli

bu ve bu listeye bilgi geldikçe ekleyeceğimiz derneklerin hangileri Bediüzzaman’ın varis ve vekilinin uyarılarını işitir işitmez Nur Talebesi olmanın verdiği şuurla hızlı bir şekilde neşriyat yapıp kitlesine muhataplarına haber veriyor yada vermiyorsa niçin vermiyorlar?

Unutmayın Bediüzzaman Said Nursi’nin vekil ve varislerinin ve dahi Risale-i Nurun her harfinin dahi binlerce mahkemeden sorgudan sualden geçerek bugünlere geldiğini..

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri ne ile geçiniyor dan tutun amacı maksadı hedefi yüzlerce mahkemede sorulmuş ve Üstadımız ve vekil varisleri tarafından ve risale-i nur’da cevapları verilmiştir. Şimdi Risale-i Nur adına ortaya çıkan oluşumlara da aynı sualleri yöneltme ve kamuvicdanın da cevap bulması vaktidir.

bu vesile ile Bediüzzaman hazretlerinin kendisinden sonra yerine vazifeli kıldığı görev ve yetki verdiği yaşayan son vekil ve varisi Hüsnü Bayramoğlu ağabeyin umumi risale-i nur dersindeki ikazlarının videosunu paylaşıyorum….

Gazeteci-Yazar

Süleyman Yasin AKDENİZ

  Üstadımız Sahabeyi Nasıl Tavsif Ediyor       

Sohbet-i Nebeviye öyle bir iksirdir ki, bir dakikada ona mazhar bir zât, senelerle seyr ü sülûke mukabil, hakikatın envârına mazhar olur. Çünki sohbette insibağ ve in’ikas vardır. Malûmdur ki: İn’ikas ve tebaiyetle, o Nur-u A’zam-ı Nübüvvetle beraber en azîm bir mertebeye çıkabilir. Nasılki, bir sultanın hizmetkârı ve onun tebaiyetiyle öyle bir mevkiye çıkar ki, bir şah çıkamaz. İşte şu sırdandır ki, en büyük veliler sahabe derecesine çıkamıyorlar. Hattâ Celaleddin-i Süyutî gibi, uyanık iken çok defa sohbet-i Nebeviyeye mazhar olan veliler, Resul-i Ekrem (A.S.M.) ile yakazaten görüşseler ve şu âlemde sohbetine müşerref olsalar, yine sahabeye yetişemiyorlar. Çünki Sahabelerin sohbeti, Nübüvvet-i Ahmediye (A.S.M.) nuruyla, yani Nebi olarak onunla sohbet ediyorlar. Evliyalar ise, vefat-ı Nebevîden sonra Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ı görmeleri, velayet-i Ahmediye (A.S.M.) nuruyla sohbettir. Demek Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın onların nazarlarına temessül ve tezahür etmesi, velayet-i Ahmediye (A.S.M.) cihetindedir; nübüvvet itibariyle değil. Madem öyledir; nübüvvet derecesi, velayet derecesinden ne kadar yüksek ise, o iki sohbet de o derece tefavüt etmek lâzım gelir. Sohbet-i Nebeviye ne derece bir iksir-i nurani olduğu bununla anlaşılır ki: Bir bedevi adam, kızını sağ olarak defnedecek derecede bir kasavet-i vahşiyanede bulunduğu halde, gelip bir saat sohbet-i Nebeviyeye müşerref olur, daha karıncaya ayağını basamaz derecede bir şefkat-i rahîmaneyi kesbederdi. Hem cahil, vahşi bir adam, bir gün sohbet-i Nebeviyeye mazhar olur; sonra Çin ve Hind gibi memleketlere giderdi, o mütemeddin kavimlere muallim-i hakaik ve rehber-i kemalât olurdu.

Sözler ( 489 )

 

         Cenab-ı Hakk’ın marziyatını kelâmından anlamakta, sahabelere yetişilmez. Çünki o zamandaki o büyük inkılab-ı İlahî, marziyat-ı Rabbaniyeyi ve ahkâm-ı İlahiyeyi anlamak üzere dönerdi. Bütün ezhan, istinbat-ı ahkâma müteveccih idi. Bütün kalbler, “Rabbimizin bizden istediği nedir?” diye merak ederdi. Ahval-i zaman, bu hali işmam ve ihsas edecek bir tarzda cereyan ediyordu. Muhaverat, bu manaları tazammun ederek vuku buluyordu. İşte bunun için herşey ve her hal ve muhavereler ve sohbetler ve hikâyeler, bütün o manaları bir derece ders verecek bir tarzda cereyan ettiğinden; sahabenin istidadını tekmil ve fikirlerini tenvir ettiğinden; içtihad ve istinbatta istidadı kibrit derecesinde nurlanmaya hazır olduğundan; bir günde veya bir ayda kazandığı mertebe-i istinbat ve içtihadı, o sahabenin derece-i zekâvetinde ve istidadında olan bir adam, şu zamanda on senede, belki yüz senede kazanmayacaktır. Çünki şimdi saadet-i ebediyeye bedel, saadet-i dünyeviye medar-ı nazardır. Beşerin nazar-ı dikkati, başka maksadlara müteveccihtir. Tevekkülsüzlük içinde derd-i maişet, ruha sersemlik ve felsefe-i tabiiye ve maddiye akla körlük verdiğinden; beşerin muhit-i içtimaîsi, o şahsın zihnine ve istidadına, içtihad hususunda kuvvet vermediği gibi, teşettüt veriyor, dağıtıyor.

 

Sözler ( 491 )

 

 

1-2021 yılı itibariyle artık alışmaya başlayın. Nur Cemaati namına kendilerini kamuoyuna nurcu gibi tanıtıp Fetullah Güleni Müslüman ilan eden sözde nurcular çoğalmaya başlayacaktır.

2-Ahmet Akgündüzün fetullah güleni Müslüman ilan etmesi sonrası Ramazan Kılıç gibi Nur Cemaati içinden olduğunu söyleyen kimseler bu durumu basit bir hata olarak değerlendirip Ahmet Akgündüze sahip çıktığını ilan etmiştir.

3-Bu durum sadece Ramazan kılıç ile sınırlı değildir o duruma sadece somut bir örnektir numunedir.

4-Nur Cemaati içinde saha araştırması yapıldığında, Ahmet Akgündüzün fetullah gülene, kimse gevur kafir münafık zındık diyemez açıklamalarını benimsetmeye başlatıldığını müşahede etmek mümkündür.

5-Ahmet Akgündüz aynı zaman da Hamidiye ilim ve Kültür vakfının yerli ve yabancı istihbarat servisleri gibi çalıştığını Nurcuları tehdit ettiğini kamuoyuna ilan etmiştir.

6-Ahmet Akgündüz Hakan Fidana Türkiye de yaptığı fetö operasyonları sonrası zalim olduğunu söyleyip Hakan FİDANI Allaha şikayet edeceğini kamuoyuna ilan etmiştir.

7-Ahmet Akgündüz Milli eğitim bakanını, Adalet Bakanını Tehdit etmiştir.

8-Ahmet Akgündüz, Ayasofya Camii yarısı kilise yarısı Camii olsun ilanını kamuoyuna yapmıştır.

9-Bunlar gibi bir çok skandalları basına açık yapan Ahmet Akgündüz hakkında Savcılık soruşturması vardır.

10-Kendilerini Nur Cemaati içinden gösterip sosyal medya üzerinden Ahmet Akgündüzün Türkiye ve İslam aleyhine yürüttüğü bu faaliyetleri hata diye dillendirip, Fetullah Güleni kafir ilan eden nurcuları fitne çıkarmak ile algı operasyonu yürüten Ramazan Kılıç gibi kullanılan taşeronların sayısı günden güne artmaktadır.

11-Evet Ahmet Akgündüzün fetullah güleni Müslüman ilan etmesi ve bunu önce nurculara kabul ettirmeye çalışması projesinin bir adım ötesi Müslümanların arasını barıştırın 3 günden fazla dargın olmak caiz değildir fetvası ile amel ettirmektir.

12- 4ncü gün proje Fetullah gülene eskide olduğu gibi Hocaefendi dedirtmek Recep Tayyip Erdoğan Reisimize ve hükümete suçu yüklemek darbeye tiyatro dedirtmektir.

İyi uykular Türkiye🇹🇷 iyi uykular ümmeti Muhammed

Lise yıllarında din derslerimize giren ilahiyat mezunu bir hoca vardı. Din dersi hocasıydı, fakat din haricinde kendisini alakadar etmeyen ne varsa her şeyle meşgul olurdu.

Okulun voleybol takımını o çalıştırırdı. Futbol takımına antrenörlük yapardı. Allah’a çok şükür ki o yıllarda kız öğrenci mevcut değildi. Yoksa onlara da bale dersi falan verirdi.

Hoca olmasına rağmen başına Lenin şapkası gibi bir şapka takar, çarşı pazarı öyle dolaşırdı.

İmam Hatip talebelerini öyle rezil hallere sokardı ki, aynen buz pateni yapan kızlar misali belki daha kötü, affedersiniz beyaz bir iç çamaşırı ve delikli askılı atlet giymeye mecbur ederek yarıdan fazla çıplak halde şehrin en işlek caddelerinden yalın ayak yürüterek spor sahasına götürürdü.

Halbuki o dönemde okuyan talebelerin yaş seviyeleri çok yüksekti. Bir kısmı 20-25 yaşlarında evli, çoluk çocuk sahibi adamlardı. En ufağı on yedi yaşındaydı.

Yetmedi…

Cuma günleri camilerde vaaz verip hutbe okuyan bu gençlere, yarıdan fazla çıplak bir halde açık alanda halkın gözü önünde “Atam izindeyiz” provasını yaptırırdı.

Sadece slogan yetmiyordu, bir de Atatürk’ün 5 metre genişliğinde 10 metre uzunluğundaki posterini açtırır, talebeleri, Ata’nın önünde rükua eğdirerek yüksek sesle “Atam izindeyiz” şeklinde bağırttırdı.

Yaşça sınıfın en küçük talebesiydim lakin böyle sefil bir halde, şehrin ortasında yürüyerek o provalara katılmayı kendi inanç değerlerime uygun bulmadığım için provalara katılmıyordum.

Beden eğitimi hocasına makbul bir özür beyan ederek izin aldım ancak din dersi hocası olmazsa olmazda ısrar ediyordu.

Ahlak sınırlarını zorlayan bu çalışmalara iştirak etmeyen, yarı çıplak olmayı reddeden talebelere adeta ateş püskürüyor, kin ve nefret kusuyordu, o ilahiyatçı hoca…

Atanın ruhunu şad etmek maksadıyla soyunmadığımız için nar çubuğundan yapılmış tam 17 sopa vurdular.

O alçakça muameleden sonra artık bayram törenlerine katılmamaya yemin ettim ve bir daha hiçbir bayrama katılmadım.

O gündür bugündür 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Bayramı yapılırken ben de yediğim o dayağı hatırlarım.

Hayatımda en fazla değer verdiğim insanların başında hocalarım gelir. İlk, orta, lise ve üniversite hocalarımla hala görüşürüm.

Bütün hocalarıma ismen dua ederim, lakin haksız yere o sopaları vuran okul müdürü ve din dersi hocasını hariç tutarım. Takriben on sene evvel kanserden öldü. Allah rahmet etmesin, ışıklar içinde yatsın…

Hükumet, FETÖ terör örgütüne karşı yürüttüğü mücadelenin en az iki katını, ilahiyatın eğitim sistemini değiştirmek uğruna sarf etmesi lazım ve elzem olduğu kanaatindeyim.

Çünkü FETÖ’nün en azılı teröristleri ilahiyat menşelidir.

O haini, dinsiz ve imansız hale getiren Suat Yıldırım, ilahiyatçıdır. Mini etekli kızların camilerde imam olacağını söyleyen Abdullah Aymaz, ilahiyatçıdır. Cahil-i mutlak olan Gülen’i, müctehid olarak takdim eden Faruk Beşer, ilahiyatçıdır.

Darbe öncesi Hilton İstanbul’da iki İsrailli ajanla görüşüp Almanya’ya firar eden ve orada ölen Cemal Uşak, ilahiyatçıdır. O zındığı, “veliyyullah” olarak lanse edip terör örgütü propagandası yapan, binlerce insanın terörist olmasını sağlayan ve Ayasofya mabedinin bir kısmının cami, diğer kısmının da kilise olmasını talep eden Ahmet Akgündüz, ilahiyatçıdır.

Hatta darbe imamı Adil Öksüz bile ilahiyatçıdır.

O yüzden felsefe dersleriyle imanlı gençlerin kafasını sulandıran bir eğitim sistemine sahip ilahiyatların kapısına kilit vurulmalı. Ona bedel İslami eğitim veren fakültelerin açılışına destek verilmelidir.

Amerikan Fullbright anlaşmasıyla eğitim sistemini Siyonistlere teslim eden İsmet İnönü’nün temelini attığı ilahiyat eğitim menhecinden hiçbir fayda gelmez…

Muhammed Ramadan

Ortaya çıktıkları günden itibaren dünyayı ifsad ederek ateşe veren ve İsrailoğulları olarak bilinen bir kavim vardır.

Bu kavim, Allah’a kafa tutmuş, bizler zengin haşa Allah fakirdir diyerek isyanda zirveye çıkmışlardır.

Başta Zekeriyya ve Yahya aleyhimasselam olmak üzere birçok enbiya aleyhimusselamı testereyle keserek katletmiştir. İsa aleyhisselamı da öldürmek istemişler ancak Allah’ın özel muhafazasıyla bu katliamı başaramışlardır.

İncil ve Tevrat’ı tahrif ettiler. Kur’an’ı da tahrif etmek için canla başla mücadele veriyorlar.

Yahudilerin en önemli özellikleri, fitne, fesat, faiz, iffetli insanlara iftira atmak, masum insanları öldürmek ve halka zulüm yapmaktır.

Bu günlerde aynı minval üzere zulüm ve isyana devam ediyorlar.

O yüzden Allah, hem Zebur, hem İncil ve hem de Kur’an’da defalarca Yahudileri lanetler.

F. Gülen denilen alçak ise Yahudileri lanetleyen ayet-i kerimelerin bu zamanda geçerli olmadığını iddia etti.

FETO’nun küfrü mutlaka tekabül eden bu iddiası olmasına rağmen Prf. Ahmet Akgündüz onu ‘İslam alimi’ ve Prf. Faruk Beşer de onu ‘müctehid’ olarak ilan etti.

Atalarımız, İsrail’e karşı mücadele verirken, bizler de oğullarına karşı mücahede veriyoruz.

Sabrediniz, sebat ediniz, bu mel’un kavmin nihayeti yakındır.

Muhammed Ramadan

Ekrem İmamoğlu reklamları ile tanıdığımız Risale Haber sitesinde; Kemal Benek site yazarı kimliği ile arayan Hikmet Hocaoğlu 23 Temmuz 2016 da fetullahçı terör örgütü ile mücadele kapsamında fetöcü Uğur Akkafaya ait Ümraniye Nur Mektebine kefil olarak Mehmet Nuri Güleç ile bir telefon görüşmesi yapıyor. Mehmet Fırıncı’nın fetullahçı terör örgütü mensubu Sözler Köşkü ve türevleri ile ilişkisini dile getirip Uğur Akkafa’nın masum olduğunu anlatmaya çalışıyor Mehmet Fırıncıyı bu ilişkileri üzerinden uyarıyor. Fırıncı konudan haberi olduğunu belirtiyor.

 

Bu kayıt Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin yasaları içinde tamamen Savcılık izni olmadan habersiz yapılan yasa dışı dinleme ve kayıt alma işlemidir. Herhangi bir kanun maddesinde bu gizli ses kaydını almanın suç olmadığını belirten bir yasa yoktur. Risale Haber adına bu görüşme gerçekleşmiş olup Risale Haber yöneticisi Kemal Benek’in konu hakkında sessiz kalması ayrı bir soruşturma sebebidir. Hikmet Hocaoğlu bu gizli Ses kaydının ortaya çıkması sonrası Mehmet Fırıncı’ dan izin aldığını söylese de ispat etmemiş kamuoyuna delilerini göstermemiştir.

 

Rıza DERİNDAĞ’ın ise WhatsApptan beyanı üzerine Fetullah Gülenin akıl hocası Nesildir yani Nesil Sorumlularıdır. Bunu bildikleri halde konu hakkında adli ve idari tahkikat ve suç duyurularına geçmemiş cemaat içi gizleme yolunu seçtikleri ortaya çıkmıştır.

 

Not: Uğur Akkafa Nur Mektebi Sözler Köşkü ve türevlerinin fetullahçı terör örgütü olduğunu Hikmet Hocaoğlu ve Mehmet Fırıncı söylemiyor yorum olarak açıklayıcı olması açısından biz ekliyoruz. Hikmet Hocaoğlu bu Yapıları fetullahçı terör örgütü olarak görüp görmediği merak konusu olmaya devam ediyor.

BUNLARI BEN YAZMADAN ÖNCE SİZ BİLMİYORDU İSENİZ ARTIK BİLİYORSUNUZ FETÖCÜLERİ BÜNYENİZDEN ATIN. SORULARLA İSLAMİYET SORULARLA RİSALE SUFFA VAKFI NUR PENCERESİ HEPSİ BU FETÖCÜLERİNDİR

….. 22 TC kimlik numaralı ABDULLAH YUYUCU isimli şahıs 15 yıla yakındır Erzurum’da Kırkıncı grubu diye bilinen stk içerisinde fetönün elemanı olarak faaliyetlerine devam etmiştir.

 Özellikle 2013 sonrası Fetullahçı Terör Örgütü‘nün emirlerini birçok ilde yerine getirmiştir.

 -Erzurum, Ağrı, Urfa, İstanbul ve birçok ilde fetöcü komiserler, polisler ve onların örgüt imamları ile düzenli görüşmelere devam etmiştir. Görüştüğü insanların çoğu şu an hapiste.

 -0553…… 02 kendi adına kayıtlı bu numaradan bylock ağına dahil olmuştur ve Bank Asya üzerinden kendisine ciddi para desteği sağlanmıştır.

 -2017 yılında tutuklanmış ve hakkında yargı süreci başlamıştır. Maalesef Kırkıncı grubu içindeki yapı tüm güçlerini devreye sokup bu adamı dışarı çıkarmıştır. Hakkında hüküm vardır. Kendisi bunu temyiz

ettiği halde reddedilmiştir. Davası bir üst mahkemede devam etmektedir.

 -Kardeşi Selman Yuyucu ile birlikte örgüt faaliyetlerine devam etmiştir. Kardeşi Selam Tevhid kumpas davasında müebbet hapis cezası almıştır. Turgut Özal’ın kabrinin açılmasında bizzat orada bulunmuş aktif bir fetöcüdür.

Yaptığı faaliyetleri iyice açığa çıktığı için 2019 yılında Kırkıncı grubu içinde alınan bir karar ile İstanbul’a gönderilmiştir. İstanbul’da Suffa vakfı ile temaslı olarak kendi özel ekibi ile tüm Türkiye çapında faaliyetlerine devam etmektedir.

 -Kırkıncı grubu içindeki Alaaddin Başar, Salih Sönmez, Metin Atasever, Eyüphan Türkmen ve daha bir çok isimden hala destek alıp örgütsel faaliyetlerine devam etmektedir.

 -Nur Kasrı isimli sosyal medya kanallarında faaliyetlerine devam edip örgüte eleman devşirmeye devam etmektedir. Hesabı tam bir fetö mantığı ile işlemektedir. Birçok fake fetöcü hesapla desteklemekte ve

fake hesaplarda fetöcülerin mağduriyet yalanları ve başka konular sıkça işlenmektedir.

 -Kendisine hala her türlü finans, avukat ve teknik destek sağlanmaya devam etmektedir.

 -Kendilerini Kırkıncı grubu diye gösteren birçok şahıs ve özellikle polis ile doğrudan ve dolaylı olarak irtibat halindedir. Kendisi hakkında birçok mağdur insan resmi şikayette bulunmuştur. Şikayet edenlerin kimlik bilgilerine Erzurum Emniyet’te irtibatlı olduğu polisler sayesinde

ulaşmış ve müştekileri tehdit etmiştir.

-Gerek kendisi tutuklanınca kendisini kefil olup çıkaran ekip gerekse şu ana kadar sıkı irtibatlı olduğu tüm isimlerin doğrudan veya dolaylı örgüt bağlantısı vardır. Bunlardan en öne çıkanlar ;

Salih Sönmez (Örgütün Erzurum imamları ile 2013-2016 arası düzenli olarak görüşmüş ve örgüte her türlü desteği sağlamıştır)

 Metin Atasever

 Alaaddin Başar

 İrfan Küfrevioğlu

 Atilla Eroğlu

 Eyüphan Türkmen

 Talha Bekir Özmen

 Ömer Faruk Ayhan

 Serhat Altun

 Semih Gürkan (Para karşılığı Abdullah Yuyucu’ya çalışan biri.)

 (Bu isimler sadece Erzurum Kırkıncı grubu içindeki destekçileridir.

Erzurum ve başka birçok ilde polis, esnaf, öğretim üyesi ve birçok alanda isimlerde bizzat irtibatlı olup faaliyetlerine devam etmektedir.)

Fatih YAĞCI’dan Sözde Risale Dersi… Yoksa siz halen abdest mi alıyorsunuz

1- Risale-i Nur adı altında bekar kızlar gece vakti Sözler Köşkü Fatih Yağcı sohbetleri adı altında toplanıyorlar.
 
2- Kendisine nikah düşen kızlar karşısında Risale-i Nur deyip Yasin suresi deyip osuruk anlatıyorlar
 
3- Kamera karşısında bekar yabancı kızlara sürahi ile su içme şovu osuruk şovu yapan biri tenhada neler yapar?
 
4- Böyle bir anlayış İslamda yoktur kızlarınızı gece yarısı Risale-i Nur deyip ahlaksız sohbetlere çağıran Sözler Köşkü fetö evlerinden koruyun dediğimiz için bize fitneci diyorlar.
 
5- İsrailin Türkiyeye attığı en etkili patlayıcı bomba fatih yağcının osuruğudur inanmayan videoyu izlesin….
 

Yirmibirinci Söz Birinci Makam

          Beşinci ikaz: Ey dünyaperest nefsim! Acaba ibadetteki füturun ve namazdaki kusurun meşagil-i dünyeviyenin kesretinden midir veyahut derd-i maişetin meşgalesiyle vakit bulamadığından mıdır? Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki, bütün vaktini ona sarfediyorsun! Sen istidad cihetiyle bütün hayvanatın fevkinde olduğunu ve hayat-ı dünyeviyenin levazımatını tedarikte iktidar cihetiyle, bir serçe kuşuna yetişemediğini biliyorsun. Bundan neden anlamıyorsun ki, vazife-i asliyen hayvan gibi çabalamak değil; belki hakikî bir insan gibi, hakikî bir hayat-ı daime için sa’y etmektir. Bununla beraber meşagil-i dünyeviye dediğin, çoğu sana ait olmayan ve fuzuli bir surette karıştığın ve karıştırdığın malayani meşgalelerdir. En elzemini bırakıp, güya binler sene ömrün var gibi en lüzumsuz malûmat ile vakit geçiriyorsun. Meselâ: Zühal’in etrafındaki halkaların keyfiyeti nasıldır ve Amerika tavukları ne kadardır? gibi kıymetsiz şeylerle kıymettar vaktini geçiriyorsun. Güya kozmoğrafya ilminden ve istatistikçi fenninden bir kemal alıyorsun.

Sözler ( 272 )