8 Aralık 2022

süleyman akdeniz

Tarih: 15.07.2021


Şehadete Bir Gün Kala!
şehadete 1 gün kala Şehid olacaklarından habersiz olarak hayatlarına devam eden insanlar vardı..

Onların hayalleri duaları hedefleri vardı verdiği sözler beklettiği sevenleri vardı hepsi kendi halinde işinde gücünde kulluğundaydı evet onlar için şehadete tam 1 gün vardı.

Ve bugün şehadetleri’nin üzerinden seneler geçti arkalarında ardlarında onları seven onları özleyen onlara sürekli dualar eden kahraman bir millet kaldı, koca yürekli bir millet.

Onlar demokrasi diye bağırarak değil, İslam diyerek ezan diyerek Allahu ekber diyerek şehadetin üzerine koşa koşa gittiler, canlarının emanet olduğu ancak Allah yolunda feda edileceğini bilerek gittiler.

Evet onlar için şehadete 1 gün vardı o gün için doğurmuştu anaları onları o gün için büyütmüştü babaları onları o gün için hazırlamıştı Allah onları.

Evet onlar şehadet için doğmuş ve şehadetleriyle 15 temmuz’da yeniden doğmuş yiğitlerdi.

Onlar’da şaşkındı nereden bilebilir nereden hesap edebilirlerdi ki Peygamber ocağı denilen yerden asker üniformalı canavarların çıkıp zerrece merhamete uğramadan suçsuz yere katledileceklerini?

Nereden bilebilirlerdi ki o asker üniformalı vahşilerin onların üzerine tankla tüfekle yürüyüp bedenlerinin parça parça edileceğini?

Minicik bedenler Şehid düştü o gün, tertemiz yürekler Şehid düştü o gün.

Batı gerçek kimliğini o gün göstermişti. Takkeli bir piçten feto denilen anası bir babası yüz on bir olan bir şeytanı ahbesten emir almıştı asker üniformalı ebu cehil torunları, firavunun askerleri.

Dertleri başta İslamiyeti yer yüzünden silmek idi, amaçları önce mazlumlara yuva olmuş bir Türkiye’yi parça parça bölüp ülkenin ırzını conilere çok ucuza satmaktı, onların derdi girecekleri cehenneme erkenden heves edip gitmeye çalışmalarıydı.

Ve bir ses yükseldi ekranlarda bir vatan evladı halkına cesaret veriyordu herkes öldü mü birşeymi oldu yoksa kaçtı mı derken ermeydanına çıkmış bir er vardı, anası onu o gün için doğurmuştu.

Ve haykırdı ölümüne ölümüne ölümüne!

Bunu işiten imanlı yürekler şehadet için Allahu ekber diyerek indi meydanlara, bombaların mermilerin üzere cennete koşar gibi koştular. Bir bir cansız bedenleri yere düştü, yaralı olanlar Şehid olmak için ağlıyorlardı, ölümün yüzüne gülerek koşan yiğitler vardı o gün.

Evet şehadete tam bir gün kala onlar için berzahta hazırlıklar başlamıştı.

Hazır olun denildi ey berzah aleminin Şehidleri!

Bugün yeni Şehid kardeşlerimiz gelecek seçilmişler gelecek en güzel karşılama ile karşılayın onlara denildi.

Ve vakit geldi ve vade doldu Azrail o gün yoğundu şefkat ile toplarken tertemiz Şehid ruhlarını, kahır ile öfke ile topluyordu terörist din iman islam vatan düşmanlarının leş ruhlarını.

Ne pis ruhtur o takkeli münafığın uğruna can veren şeytanın piçleri feto’nun fedaileri’nin ruhları, mayaları bozulmuş deccalın askerleri.

Ve selâlar yükseldi gecenin puslu karanlığında, selâyı duyanlar bu gece kıyamet midir ki yürümüyor koşuyor insanlar meydanlara diyerekten attılar kendilerini meydanlara!

Uyuyanlar uyandı, bir milletin uyanışı idi bu karanlık gece bir destan yazılıyordu selâlar ile..

Ölüm hiç bu kadar tatlı gelmemişti o gün şehadete koşanlara, akan kan Allah için diyerek tekbirlerle helallik bile alamadan eşlerinden çocuklarından arkadaşlarından atladılar teröristlerin önüne..

Öyle kahpe teröristler vardıki karşılarında şehadete koşanların vergileri ile alınan yeşil üniforma ve mühimmat ile haince gözlerini kırpmadan tereddüt bile etmeden katlediyordu masumları tekbir getiren o vatan evlatlarını.

Nasıl bir piçti ki takkeli feto takkesinin altındaki kippasi ile siyonist intikamının nefesi ile müritlerine fısıldıyordu sahte cenneti uydurma rüya ve hayaller ile onları her türlü psikopatlığı yapsınlar diye yönlendiriyordu..

Galip olan Allahtır hüküm Allah’a aittir teslimiyeti ile yürüdüler o gün tertemiz dimağlar imanlı yürekler.

İmanlı yürekler çünkü onların elinde mermi, silah, top, tüfek yoktu. Sadece bir Al bayrak vardı, dillerinde ve kalplerinde Allahu ekber sâdasi vardı..

Bediüzzaman edası ile yürüdüler başlarımızda ki saçlarımız adedince canımız olsa her gün biri kesilse feda olsun dercesine şehadete koştular. Hakiki imanı elde eden kainata meydan okuyabilir ruhu ile çıktılar meydanlara..

O öyle bir meydandir ki bu meydan Peygamber mujdesidir, sahabe hatırasıdır. Moğolların, haçlıların, siyonistlerin, emperyalistlerin sürüldüğü meydandır.

Bu meydanlar Selçuklu Şehidlerinin, Osmanlı Şehidlerinin emanet ettiği meydanlardır.

Bin yıldır İslamiyete sancaktarlık etmiş necip bir milletin torunları o gün bu meydanlardadır.

Kimisi bastonu ile kimisi tekerlekli sandalyesi ile kimisi beli bükülmüş hastaneden ayrılırken tutunduğu bastonu ile feto piçlerinin karşısına imanları ile dimdik çıktı..

Gece karanlığını arttırdıkça tekbirlerle beraber bir bir düşüyordu toprağa, şehidlerin kimisi boğaz köprüsünde kimisi hava alanında kimisi karakolda kimisi meclis önünde kimisi vatan toprağının bağrında hepsi başka bir adreste Şehid düşerken aynı hedefe gidiyorlardı ilahi rızaya..

Sevenlerinin yürekleri cız etse de ciğerleri yansa da İslam için kuran için vatan için ezan için bayrak için olduğunu onlarda biliyorlardı.

O gün salâları susturmak isteyen abdestsizler de vardı, teröristler başarılı olsun diye sessiz kalanlar alttan alta kuyu kazanlarda vardı..

İçimizden gibi görünüp her bir şehidimizde oh olsun diye kadeh kaldıran içtikçe içip eğlenen kansızlar da vardı..

O gün herkesin rengi belli olmuştu saflar netleşmişti..

O çok özendirilen Avrupası, Amerikası, batısı esasında nasıl bir yamyam olduklarını o gün göstereceklerdi ve gösterdiler..

Bu kadar hain münafık bin yüzlü münafık bin kafalı ejderhalara karşı iman edenlerin galip geldiği gündü o gün.

Tanklara, tüfeklere, uçaklara, bombalara karşı ellerinde kaşık çatal bile olmayan imanlı yüreklerin kalplerinde ve dillerinde haykırdığı Allahu Ekber zaferiydi.

Evet şehadete bir gün vardı o gün geldi ve üzerinden seneler geçti. Bir gün gelecek on yıllar geçecek belki yüz yıllar ama 15 temmuz destanı asla unutulmayacak.

Çanakkale gibi Malazgirt gibi Uhud gibi Bedir gibi unutulmayacak çünkü hesap günü yaklaşıyor şehidler mükafatlarini alırlarken hainler mücazatlarini alacaklar ve onların azabı hiç bitmeyecek..

Ruhlarınız şad olsun Allah makamlarınızı ve derecelerinizi yüceltsin aziz Şehidlerimiz 15 temmuzun şanlı yiğitleri Allah sizlerden ebeden razı olsun ebeden minnettarız ve Rabbimizden duamız inşallah bizlerde sizler kadar şerefli bir ölüm ile hak huzuruna çıkarız. amin amin amin..

Araştırmacı Yazar

Süleyman Yasin Akdeniz

Tarih: 09.07.2021


“BEN BUNUN NERESİNİ DÜZELTEYİM”

Zamanın birinde bir genç Kurban hakkında aklına takılanları sormak için bir hocanın yanına gider ve soruları sormak için izin ister. Hoca “tabii ki buyurun” dedikten sonra genç: “Çocuğu olmayan Hz. Davut, Allah’a rabbim bana bir kız çocuğu ver, onu sana kurban edeyim diye dua etmiş. Duası kabul olmuş. Daha sonra çocuğun kurban edileceği vakit gelmiş. Hz. Davut, kızını tam kurban edecekken, Azrail gökten bir keçiyle çıkagelmiş. Azrail kızı bırak, al bu keçiyi kurban et demiş.”

Sonra hocam deyince hoca artık daha fazla dayanamamış “Evladım yeter, BEN BUNUN NERESİNİ DÜZELTEYİM ” demiş.

Bir kere “Hz. Davut değil Hz. İbrahim, kız değil erkek, Azrail değil Cebrail, keçi değil koç.” demiş.

1 kadına 4 erkek diyen kahkaha ile önüne Risale-i Nur koyup anlatan tiplere Nurcu demeyeceğiz Risale-i Nur Talebesi demeyeceğiz Bediüzzaman yolundan gidiyor demeyeceğiz bunun adı Ahmet Katin olur Fatih Yağcı olur Mehmet Yıldız olur fark etmez

Cem Yılmaz mesleğini icra ederken Risale-i Nuru kullansa nurcular ayağa kalkar tepki verir Şaklabanlığa alet etme der. Ahmet Katin nurcu maskesi ile 1 Kadına 4 koca veriyor nurcular ne oluyor şeriata ters bu durum 1 kadına 4 erkek verilmez böyle süfli misaller ile Risale-i Nur dersi olmaz demeleri lazım

Bunlara göz yumarsanız eyvallah ederseniz Risale-i Nuru şeriat kitabı değil fıkra kitabı gibi okuyup okutursunuz benden ikaz etmesi..

Aynı bu hesap biz bu Ahmet Katin’in neresini düzeltelim??

-Bir kadına 4 erkek olmaz…

-İman hakikatlarini bu şekilde anlatmak Abdullah Yeğin ağabeyin buyurduğu gibi dinen caiz değildir şaklabanlıktır…

-Kendince birşeyler okuyorsan adını risale dersi koyma, risaleleri alet etme…

 

Gazeteci-Yazar

Süleyman Yasin AKDENİZ


FETÖNÜN ZULMÜ DEVAM ETMEKTE
DERDİNİZ VATANSA BİZİ DİNLEYİN!!
FETÖYE KARŞI OLAN, ZULÜM GÖRMEKTE,
DERDİNİZ VATANSA BİZİ DİNLEYİN!!!

İHANETİ ANLATAMAZSIN HİÇ BİR DOSTUNA
HAİNE BAK DOST OLMUŞ,ASIRLIK HASMINA
KURT İDİ BÜRÜNDÜ, KUZU POSTUNA
DERDİNİZ VATANSA BİZİ DİNLEYİN!!!

MİLLETİ DUYMAYANDAN VEKİLMİ OLUR?
DİLLER LAL OLMUŞ, KULAKLAR SAĞIR!
FERYADIN DUYULMAZ BAĞIR HA BAĞIR!!
DERDİNİZ VATANSA BİZİ DİNLEYİN!!!

İHANET ŞEKLİ, AÇIKÇA BELLİ
MAKAMLAR ARAÇ OLMUŞ, RÜTBELER EKLİ,
İHANETİN SİYASİ AYAĞI,KAMUFLAJ ŞEKLİ
DERDİNİZ VATANSA BİZİ DİNLEYİN!!!

YARGISIZ İNFAZ VAR, SESİM DUYULMAZ
KOMPLOLAR KURULUR,HABER YAPILMAZ
DİLLER ZİNCİRLENMİŞ,KALPLER MÜHÜRLÜ
DERDİNİZ VATANSA BİZİ DİNLEYİN!!

GÖZ YAŞLARI SEL OLDU AKTI DURULDU,
ŞEHİT KANI YERDE KALDI, KURUDU,
VATANI SAVUNMANIN SONU BUMUYDU!!
DERDİNİZ VATANSA BİZİ DİNLEYİN!!!


13.02.2021

İbrahim YILDIZ
EMEKLİ POLİS MEMURU

15 TEMMUZ hain kalkışmanın üzerinden tam olarak 5 yıl geçti, milletin tek yürek olduğu, o kutlu gecede millet hainlere haddini bildirdi, tankın altına yatandan tutun savaş uçağına kafa tutan bir milli ruh vardı o gece, 251 vatan evladı hiç düşünmeden, kendi göğsünü siper etti, tanka,helikoptere, savaş uçaklarına ve vatan çevrilen her namluya, hiç düşünmeden can verdi vatan, devlet, bayrak ve milleti için, vatanın her ferdi çıktı şahadet yolculuğuna, kimine şahadet nasip oldu kimine gazilik, hainlerin mermileri acıtmadı milletin canını, kendini siyasetçi zanneden hain sevicilerin sözleri kadar, yıllardır siyaset yapıp ihanet içinde olan, yıllarca bürokrat olarak görev yapan ruhunu Fetö şeytanına satmış bürokratların maskesi düştü aslında, ama bu gün hala maskesi düşmüş olan hainlerin yüzünü görmezlikten gelenler var!!!

BÜLENT ARINÇ SEN HİÇ FETÖCÜLERİN ZULMÜNDEN MESLEĞİNİ BIRAKAN EVSİZ, YUVASI DAĞILMIŞ, TUVALET ÖNÜNDE, KAHVE KÖŞELERİNDE YATAN, BEN ŞEHİT KANINA EKMEK BANIP YEMEM DİYEREK MESLEĞİNDEN VAZGEÇEN OTOPARKTA DEĞNEKÇİLİK YAPAN POLİS GÖRDÜN MÜ ???

15 TEMMUZ şehitlerinden bir gün bahsetmeyen ve fetöcüler için ağıt yakıp vicdan yapan BÜLENT ARINÇ , “ YARGITAY MENSUBU PETROLDE POMPACILIK YAPIYOR, BU BENİM VİCDANIMI RAHATSIZ EDİYOR DİYEN VİCDANSIZ!!! 26 yıl polislik 18 yıl İstihbaratçılık yaptım FETÖNÜN elindeki kanı 15 Temmuz dan çok ama çok önce gördüm, fetönün bir çok zulmüne maruz kaldım, son 10 yılda 15 sürgün yedim,sizin o destek verdiğiniz, torpil ile bir yerlere getirdiğiniz eli kanlı FETÖNÜN bürokratları yaptı, siz hiç bir fetöcüyü tanımıyormuş gibi davranmaya devam edip vicdan yapmaya devam edin, yargıya müdahale edip kul hakkına girmeye devam edip islamiyeti bir siyasi araç olarak kullanmaya devam edin, şunu unutmayın ki adalet terazisi ile oynuyorsunuz, ama Allah’ın terzisinde yargılanacaksınız

15 TEMMUZ PROTOKOLÜNE FETÖCÜLERİ OTURTMAYIN!!!

Mesleğim itibari ile bir çok görevde olan FETÖNÜN bürokratlarını tanırım, bu kişilere fetö ile ilgili her hangi bir yasal işlem yapılmadığı gibi, bu fetö bürokratlarının bu güne kadar FETÖNÜN bir çok pisliğini ve ihanetini örtbas ettiklerine şahit oldum, burar devlet yetkililerine sesleniyorum, sayın cumhurbaşkanımıza sesleniyorum, FETÖNÜN bürokratlarının 15 TEMMUZ PROTOKOLÜNDE oturup timsah göz yaşı dökmelerine, milletin onur, gurur ve acıyı bir arada yaşadığı bu günde, protokolde oturarak millet ile alay etmelerine müsaade etmeyin!!!
Wa lā gāliba illā-llāh


İbrahim YILDIZ
EMEKLİ POLİS MEMURU

12.07.2021

Tarih: 09.07.2021

İHANETE KARŞI SADAKATE, CESARETE VE ŞEHADETE ŞAHİDİZ
Muhterem Müslümanlar!
İslâmiyet’in Medine’de güçlenerek yayılmasından münafıklar rahatsız oluyor ve bu gelişmeyi önleyemedikleri için hayıflanıyordu. Her geçen gün güçlerini kaybeden münafıklar, Müslümanların birliğine kasteden bozgunculuk faaliyetlerinden de geri durmuyordu. Müslümanlar aleyhine gizlice ve rahatça görüşebilmek amacıyla bir mescit inşa ettiler. Kur’ân-ı Kerîm’de “Mescid-i Dırâr” olarak isimlendirilen bu mescitte Peygamber Efendimizin namaz kılmasını istediler. Böylece meşruiyet kazanacak olan bu mekân, şehirde sürdürdükleri nifak hareketlerinin merkezi olacaktı. Allah Resûlü (s.a.s), bu mescitte namaz kılmaya hazırlanırken meselenin iç yüzünü haber veren şu ayet-i kerimeler nazil oldu: “Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, müminler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resûlüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, ‘Bizim iyilikten başka hiçbir kastımız yok’ diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şâhitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar. Onun içinde asla namaz kılma. İlk günden temeli takva üzerine kurulan mescit, içinde namaz kılmana elbette daha layıktır…”
Aziz Müminler!
Henüz Peygamberimiz hayattayken gerçekleşen bu hadise, din istismarının en bariz örneklerinden biridir. Tarih boyunca da birçok kişi ve grup, dinin insanlar üzerindeki etkisinden faydalanarak çıkar elde etmekten, din istismarcılığı yapmaktan çekinmemiştir. İslami değer ve kavramları istismar eden fırsatçılar dün olduğu gibi bugün de karşımızdadır. Hâlbuki Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in uyarısı gayet açıktır: “Dini dünyaya alet eden insan ne kötüdür! Arzu ve isteklerinin kendisini saptırdığı insan ne kötüdür!”
Kıymetli Müslümanlar!
Bundan beş yıl önce 15 Temmuz gecesi, muazzez değerlerimizin arkasına gizlenen FETÖ’nün hain darbe girişimine hep birlikte şahit olduk. İhanet şebekesi olan bu örgüt, istiklal ve istikbalimizi hedef aldı. Vatanımıza, devletimize ve aziz milletimizin canına kastetti.
Unutmayalım ki FETÖ, İslam’ın yüce hakikatlerini kendi menfaati için kullanmıştır. Dinimizin temel değerlerini ve kavramlarını tahrif etmiştir. İnsanımızın dinî duygularını istismar etmiştir. Suret-i haktan görünerek aramıza fitne ve fesat tohumları ekmekten, bozgunculuk yapmaktan asla çekinmemiştir. Kur’an-ı Kerim’de fesatçılar hakkında şöyle buyrulmaktadır: “Onlara ‘Yeryüzünde fesat çıkarmayın’ denildiğinde, ‘Biz ancak ıslah edicileriz’ derler. Şunu bilin ki onlar bozguncuların ta kendileridir, lakin anlamak istemezler.”
Değerli Müminler!
Rabbimize sonsuz hamd ü sena olsun ki 15 Temmuz’da, Rabbimizin yardımına, hakkın batıl karşısında zaferine şahit olduk. Bizler o gece, hainlerin emellerini kursaklarında bırakan milletimizin destansı direnişine ve cesaretine şahit olduk. Bedenlerini bu vatan için siper eden şehitlerimizin şehadetine, gazilerimizin kahramanlıklarına şahit olduk.
Bir daha böyle bir tabloyla karşılaşmamak için bize düşen, güvenilir kaynaklardan öğreneceğimiz sahih dini bilgiyle hayatımıza yön vermektir. Kur’an-ı Kerim’in rehberliği ve Peygamberimizin örnekliğiyle hayatımıza istikamet vermektir. Millî ve manevî değerlerimizi istismar etmek isteyenlere asla fırsat vermemektir. Ülkemizi ve milletimizi fitneye sürüklemek isteyen istismarcılara karşı yekvücut, tek yürek olmaktır.
Hutbemi bitirirken geçmişten günümüze din ü devlet, mülk ü millet yolunda canından geçen aziz şehitlerimize ve dâr-ı bekâya irtihal eden kahraman gazilerimize Yüce Rabbimden rahmet diliyorum.

Diyanet İşleri Başkanlığı

1-Önüne Risale-i Nur koymuş 1 kadına 4 erkek 4 koca örneği veriyor bide çocuk geldi diyor hangisi babası şaşırdı diyor

2-Böyle dünyaca en sefil bel altı örnekleri işte Risale-i Nur dersi budur deyip kahkaha ile anlatarak gülüşerek servis ediyorlar

3-Bu yaptığınız Abdullah Yeğin ağabeyin buyurduğu gibi dinen caiz değildir şaklabanlıktır diyoruz

4-Eline Risale-i Nur alan başka biri geliyor Ahmet Katin abisini savunuyor da dönüp İslamiyeti şeriatı Kuranı Risale-i Nuru savunmuyor

5-Ben diyorum bunlar kendilerine asker yetiştiriyorlar eleman yetiştiriyorlar bunların bir hesabı var kesinlikle İslam namına değiller

6-Bu kadar net tablo. Bunlar ile mücadele her Nur talebesinin görevidir

7- 1 kadına 4 erkek 4 koca haram kere haramdır… Risale-i Nur ile anlatılıp helal göstermeye şirin göstermeye kimsenin hakkı ve haddi yoktur

8-Üstadımızın emri budur 👇

Lâübaliler ruhsatlarla okşanılmaz; azimetlerle, şiddetle ikaz edilir.
Mektubat – 478

Not : İslam şeriatı Kuran tefsiri Risale-i Nur dersi okurken ciddiyet ve vakarını koruyan şaklabanlık yapmayan Stan dup yapmayan Gerçek Nurculara selam olsun.

Gazateci-Yazar

Süleyman Yasin AKDENİZ

Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe kabak, kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelmiş. Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa;

***

-Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç?

-On yılda, demiş kavak.

-On yılda mı? Diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak.

-Ben neredeyse üç ayda seninle aynı boya geldim bak!

-Doğru, demiş kavak.

***

Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak üşümeye sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış. Sormuş endişeyle kavağa;

-Neler oluyor bana ağaç?

-Ölüyorsun, demiş kavak.

-Niçin?

-Benim on yılda geldiğim yere, üç ayda gelmeye çalıştığın için… Demiş kavak.

***

EFENDİM! GELEYİM KISSANIN HİSSESİNE;

Ben 10 yıl değil ama 8 yıl ders çalışarak, eşimi, çocuklarımı ihmal ederek, yıllık izinlerimde çocuklarımı eve hapsedip, kendimi de bir odaya hapsederek ve hatta ders çalışmaktan gözlerim kan çanağına dönüp harfleri seçemez hale geldiğimde bile eşimi, oğlumu odaya çağırıp, kaldığım yerden kitapları onlara okutarak, ve de kanunları ezberleyerek polis amiri olabildim… Tıpkı kavak ağacı gibi…

***

Ne var ki; Amirlik kursana gittiğimde gördüm ki; FETÖ’cüler, benim 8 senede geldiğim yere, çalıntı/soru cevapları ezberleyerek 8 günde gelmişler… ( Bu konuyu ‘’FETÖCÜ ESKİ POLİSLER’’ başlıklı yazımda detayları ile  yazmıştım )

***

Hatta amir olduktan sonra, hikayedeki gibi ukala tavırlar sergileyerek; Benim 8 yılda geldiğim yere 8 günde gelmelerine rağmen, benimle koltuk kapmaca oynadılar. Benimle eşit, hatta üstün olduklarına inandılar. Kendileri ile çok kavgalar edip, hadlerini bildirdim.

***

Sonramı?

Sonrası hepinizin bildiği gibi yüzde 80’i, 90’ı sarardı soldu… Kimi işsiz, kimi hapiste çürüyor, tıpkı kabak gibi…

***

Ha! Halen bir takım yüzde 10’luk, yüzde 20’lik kabaklar, bazı hormonal gıdalarla devletin içerisinde kavak görünümlü tavırlar sergilemeye koltuk işgal etmeye ediyorlar…

***

Onlara da sıra gelecek inşallah…

Emekli Komiser Şefik ÇÖMEZ

Diriliş Postası Yazarı, Dosya Tv ve Oda Tv İş Birliği İle Ortaya Atılan Bir Kumpas Daha Deşifre Oldu!

Bediüzzaman’a Resmi ve Manevi Vekilleri Üzerinden Saldırı Projesi Çöktü diye söze başlamak istiyorum. Son söylenecek sözü başta söylemeyi seviyorum. Malumunuz bu zamanın insanları uzun mevzuları kısa yoldan cevap almak istiyor. Öğrenmek isteyen başlığa bakar öğrenir onun ile yetinir detay isteyen ise yazımızı okur. Şöyle ki:


Tarih 23 Mart 1960’ı gösterdiğinde büyük bir İslam Kahramanı, mücahidi Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin vefatı ile alem ölmüştü.


Öyle değil mi ?


Alimin ölümü, alemin ölümü gibiydi.


Fakat bir müjde bir teselli ile Bediüzzaman hazretleri, ümmeti Muhammedin yangın yeri olan yüreğine su serpercesine haykırmıştı ve diyordu :


Mevtim, hayatımdan ziyade dine hizmet edecek ve ölümüm başınızda bomba gibi patlayıp başınızı dağıtacak!

Mektubat ( 432 )

ve diyordu :

Sizi temin ederim ki; şimdi ecel gelse ölsem, kemal-i rahat-ı kalble karşılayacağım. Çünki içinizde kuvvetli, metin, genç çok Saidler bulunduğuna ve bu bîçare, ihtiyar, hasta, zaîf Said’den çok ziyade Risale-i Nur’a sahib ve vâris ve hâmi olacaklarına kanaatım geliyor.

Şualar ( 310 )

‘benim en yakınımda hizmetimde olup bir derece tam tarz-ı hareketimi bilenler ve yakından görenler içinde, dört-beş adamı mutlak vekil yapıyorum. Ben ölsem veya hayatta şuursuz kalsam, Nurlara karşı hizmetimin tarzını bilerek tam yapabilsinler. Şimdilik Tahirî, Sungur, Ceylan, Hüsnü ve bir-iki adam daha mutlak vekilim olarak vasiyet ediyorum.

Emirdağ Lahikası-2 ( 233 )


Bu bilgileri anladıysak idrak edip şuuruna vardıysak şimdi madde madde gidelim en kolay ve hızlı yoldan meseleyi beraber anlayalım.


1- Bediüzzaman hazretleri kendisini değil, önce ümmetin selametini düşündüğü için, İslam aleminin derdi ile dertlendiği için, hayatta iken Risale-i Nur hizmeti nedir, nasıl yapılır, amaç, gaye, maksat, hedef, varılmak istenen netice nedir, bu hizmette ne yapılır, ne yapılmaz, hepsini özel yetiştirdiği ve güvendiği talebelerine önce öğreterek sonra vekaleten görev vererek huzuru kalp ile vefat edeceğini haber veriyor. Ve bu vazifeleri Risale-i Nur eserlerinde açık bir şekilde lahika mektupları ile ilan ediyor.


2- Bediüzzaman hazretleri ile baş edemeyen mason ve ifsat komiteleri ilk hedef olarak Bediüzzaman hazretlerinin kendi yerine bıraktığı vekiller üzerinden saldırıya geçiyorlar. Çünkü biliyorlar ki vekiller varisler bitirilip çürütülemezlerse Bediüzzamanı durdurmaları mümkün olmayacaktır.


3- Bediüzzaman hazretlerinin vefatından sonra Vekil ve Varislerin tamamı bulundukları bölgelerde hepsi bir kale komutanı gibi görev alıyor ve imana, İslam’a ve Kurana hizmet etmeye başlıyorlar.


4- İlk devre vekiller ve varisler arasında ihtilaf varmış gibi yalan haberler servis ediliyor. Bu kaşınıyor ve bu ayrılık bahanesini komite kendince bir zaafiyet var sanıp bu bahane ile önce yeni asya sonra uzantısı fetö derken nur cemaati içinde paralel ayrı ayrı kafadan örgütler kuruyor. Bugün bu örgütlerin sayısı yüzlere ulaşmış durumdadır.


5- Bu örgütler ne kadarda nurcu maskesi adı altında fetö gibi terör estirmiş olsa’da isimlerinin ve bölgelerinin farklı oluşu sizi yanıltmasın zira küfür tek millettir.


6-Amerikadaki haçlı askeri ile Rusyadaki mossad askerinin arasında hiç bir fark yoktur. Pensilvanyadaki Fetö ile Ümraniyedeki Nur Mektebi Uğur Akkafa veya izmirdeki istanbuldaki Sözler Köşkü ile arasında hiçbir fark yoktur. Suffa Feyyaz bilişim ile fetö gaybubet evleri arasında hiç bir fark yoktur Hayalhanem mersin maksat114 bursa çınaratlı Ankara ile almanyadaki fetöcüler arasında hiçbir fark elbette yoktur İsraildeki Siyonist teröristler ile fetöcüler arasında hiçbir fark yoktur. Hepsini aynı potaya doldurabilirsiniz.


7- Bu özet malumatlardan sonra asıl konuya girmeden önce 6’ncı maddede ifade ettiğim konuların belgesini bilgisini delilini ispatını hatta görgü tanıkları ve itirafçıların beyanları ile görüp incelemek isteyen olursa bu konuda kamuoyuna vatandaşların ulaşacağı şekilde fetö hakkında bilgilendirmek için özel telegram kanalları kurduk.

linklerini veriyorum. Telegram uygulamanız varsa bu malumatlara ulaşmanız artık tek tıkla kolaydır. Ne kadar sağlam ve arşivci çalıştığımızı asla yalan ve hileye başvurmadığımızı bu dosyalar ile görmeniz mümkün olacaktır.


Fetö Gerçekleri ve ifşalar telegram kanal linki


👇


https://t.me/mbtt06


Fetö Sözler Köşküne ait ifşalar telegram kanal linki


👇


https://t.me/sozlerkoskuarsiv


Fetö Hayalhanem Mehmet Yıldız ifşalar telegram kanal linki


👇


https://t.me/hayalhanemarsiv


Fetö Nur Mektebi Ümraniye hakkında ümmeti Muhammedi uyaralım. Bu yapıya evlatlarını kaptıran vatandaşlara yardımcı olalım.


ifşalar telegram kanal linki

👇


https://t.me/nurmektebiugurakkafa


Fetö Kopgit mağdurları Kopgit kızları cimer şikayetleri takip ifşalar telegram kanal linki


👇


https://t.me/kopgit


Fetö Çınaraltı İfşaları paylaşabilirsiniz Arşiv ifşalar telegram kanal linki👇


https://t.me/cinaraltiarsiv


Fetö Maksat114 İfşaları Arşiv Paylaşabilirsiniz


ifşalar telegram kanal linki


👇


https://t.me/maksat114arsiv

 


Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin ilgili birimleri bu videolarımda öncelikli muhataplarımdır.


Ayrıca 6ncı maddede ifade ettiğim konuların uzun versiyon izah ve anlatımları için youtube kanalımı incelemeniz bu konulara merakınız varsa kolay anlamanız açısından yardımcı olacaktır kanaatindeyim.


Linktedir: youtube.com/SüleymanYasinAkdenizGazeteciYazar


8- Oda Tv’de: “Fetö’ye En Çok Destek Veren İsme Böyle Tören düzenlediler” diye bir iftira başlık atıldı. Kaynak oda tv olunca elbette hemen güvenmek itimat etmek olmaz diyerekten detaya indim.


Baktım ki Dosya Tv diye bir kanal karşıma çıktı : Mutlak Vekil İddialı Hüsnü Bayram Firari Fetöcü ile Canlı Yayın Yaptı diye başka bir iftira atılmış.


Fakat daha da detaya indim bu sefer Diriliş Postası yazarı Murat Çetin diye biri karşıma çıktı. Baktım heyecanlı oluyor biraz daha deşeliyim Oda tv den başlayan yolculuk serüvenim nereye uzanacak derken karşıma Kedicik lakaplı Mustafa Kaplan çıktı ve konuyu anladım.


9- Oda Tv’nin ne olduğunu biliyorsunuz. Onlar konuyu bilmez muhatapları ile görüşmez kafasına nasıl eserse öyle haber servis ederler doğru yalan bakmazlar nasıl tuttururlarsa öyle giderler daha önce bu konuda reddiye verdiğim için tekrar girmeyeceğim.


10- DosyaTv ise sözde fetö ile mücadele ettiğini söyleyen bir site olarak çıksada sahibi Mustafa Aydın isimli eski bir fetöcü olarak karşımıza çıkıyor. Aydoğan Vatandaş isimli fetöcü ile zaten ortak kitapları hala piyasada dolaşıyor “Kılıçbalığı” adı altında.


Biraz daha kurcaladım 1992 den 2015’e kadar zaman gazatesi,aktüel den tutun fetönün Aksiyon dergisine kadar fetöcü Aydoğanla analizler yazıyorlarmış. Bu şahsa ulaştım ve sordum inkar etmedi ama beni ikna edecek bir delil ortaya koyamadı tatmin olmadım şüphelerim daha da derinleşti.


11- Fetö kurum ve kuruluşlarında ömrü geçen DosyaTv sahibi Mustafa Aydının attığı haber başlığı ise tam bir skandal ve yalandan ibaret!


“Mutlak vekil iddialı Hüsnü Bayram” diye başlık atmış bu bir yalan sözdür. Böyle bir iddiası Hüsnü Bayramoğlu ağabeyin hiçbir zaman olmadı ve bugüne kadar bütün açıklamaları ben Bediüzzamanın hizmetkarı ve talebesiyim demesinden ibarettir ki bunu her nur talebesi söyler o inanç ve davası varsa.


Vekil meselesi ise Hüsnü Bayramoğlu ağabey ile alakalı bir durum değil Bediüzzaman hazretlerinin kendi Risale-i Nurun’da haber verdiği bir konu ki, Mustafa Aydın Risale-i Nurun bir kısmını kabul edip diğer kısmını uydurma olduğu iftirasını atan guruhtan olduğu için böyle bir başlığı iddia diye servis ediyor.


12- Mustafa Aydının geçmişten gelen fetö ahlakından ötürü olsa gerek fetö destek twitleri ve haberleri ile şöhret bulan herkesin bildiği Muhammet Sungurun Fetö firarisi olduğu yalanını kamuoyunu yanıltarak servis etmiş olmasıdır.


13- Basit bir araştırma ile Muhammet Sungurun bilakis fetö frarisi olmadığı hatta İstanbulda evinden yayına katıldığı ortaya çıkmıştır.

14- Fetöcü dediği Muhammet Sunguru firari ilan ederek söylediği yalan haber sebebi ile Mustafa Aydının bugüne kadar yaptığı doğru işler varsa hepsine şaibe ve gölge düşmüştür. Zira yalanı ortaya çıkanın sonraki söyleyeceği doğru sözlere’de itimat edilemez özellikle fetö ile mücadele adı altında ortaya çıktıysa..


14- Mustafa Aydını biraz daha deştim arkasından Mustafa Kaplan çıktı. Mustafa Kaplan kimdir diye basit bir araştırma yaptım oda Fetönün Tahşiye Kumpası ile Mağdur ettiği Tahşiyenin gerçek yüzleri Fetö davasını başlatan mağdur olarak bilinen Mehmet Nuri Turan’a iftira atan eski bir fetö gaybubet oluşumu olan yeni asyadan fırlayıp piyasaya çıkan biri olduğunu gördüm. Ömrünün büyük kısmını fetöcüler ile geçirmiş diğer yarısını’da fetö ile mücadele eden yıllarca yan yana güya omuz omuza yürüdüğü Mehmet Nuri Turan’a iftira atarak geçirmiş.


15- Mehmet Nuri Turan beye ulaştım sordum konuşturdum röportaj’da verdi. Mustafa Kaplan ise hem kaçtı hem hakaretler ile yazılar yazmaya devam etti. Hakkın da çıkan hiçbir somut ifşaya bilgi ve belgeye dökümana cevap veremedi. Bediüzzamanın ekser vekil ve varislerini dış güçler diyerek iftira ve karalama kampanyasına başladı olayı Gladyoya kadar götürerek meczup taklidi yapmaya başladı.


16- Biraz daha deşeledim bu yalanları hızlı bir şekilde kim nasıl servis ediyor diye. Diriliş Postasından Murat Çetin isimli sözde yazar özde bu yalancıların yancısı olduğunu öğrendiğim şahsa ulaştım. Bunun için Diriliş Postasındaki dostum abim Orhan Pekçetin ile görüştüm. Bu şahsın bana’da iftira atarak fetöcü suçlaması yapıyor 2011 yılına ait bir resim üzerinden fetö frarisi Cemil Tokpınar üzerinden dedim ki Diriliş Postası sorumlusu Orhan Pekçetin abim bundan dolayı fetö ile suçluyorsa bende Ömer Döngeloğlu merhum hocamız ve Cemil Tokpınarla bir günüm beraber geçti bendemi öyleyim böyle şey olmaz konuşurum ben diyerek makul ve vicdani bir yaklaşım sergiledi.

17- Mustafa Kaplan meselesine dönmeden önce Murat Çetin yine fetöyü tahşiye davasında aklamak için Mehmet Nuri Turan’a iftira atan bombaları fetö değilde Mehmet Nuri Turan koydu diyen akıl hocasından bilgi almış olmalıki Bediüzzamanın kıymet verdiği bir çok emanetini mirasını teslim ettiği Merhum Badıllı ağabeye 2003 lerde kaleme aldığı muşlu Mehmet doğanın herzelelerini ifhamname ile ipliğini pazara çıkardığı bir eser içinden cımbızlama yapıp badıllı ağabeyi vefatından seneler sonra fetöcü diye yalan haberler ile algı yapmaya başladığını gördüm.


18- Abdulkadir Badıllı Allah ona ebediye rahmet etsinki bunların sahte mehdisi muşlu Mehmet Doğan uydurma Hulusi ağabey mektupları ile milleti kafalamaya çalışırken ve hapishaneden çıkıp Fetullah gülen ile sorunum yok ona karşı değilim diye basın açıklaması yaparken Badıllı ağabey fetönün en güçlü terör estirdiği sırada karşılıklı atışıyor fetö avukatı Nurullah albayrak tarafından mahkemelik oluyordu. 2011 in sonlarında ise fetöye karşı boykot çağrıları yapıp zehir zemberek açıklamalar yapıyordu. 2003 te birkaç satırda hüsnü zan veya hüsnü tevil ederek söylediği söze mukabil fetönün küfrü ve ihaneti ayyuka çıkınca kılıcını çekip onların tüm ifsadatlarının boynunu vurmakla meşguldu.


19- Bunların yarası nedir neden bunca sene beklediler 2020 yılını seçtiler kamuoyunda masum insanlara fetö yaftası vurmak için diye bir araştırma içine girdim. Mustafa Kaplanın saldırıları altında ana başlık altında özetleyecek olursam neden böyle iftiralara başvurmuş derken şu konuları gördüm ifşa eden en yakınlarının şehadetiyle şöyle ki:


a) Fetö, Tahşiye Kumpasında 2 el bombası ve mermileri koymadı bizim içimizdeki Mehmet Nuri Turan koydu fetö masumdur veya hepsi aynıdır.


b) Muşlu mollanın 1 Trilyon 200 Milyon Finans kurumuna AVM borçları, Ordan buradan para dilenmeleri Eurolar dolarlar meseleleri ortaya çıkması.


c) Fetö kumpası ile mağdur edilen eski arkadaşı Ünal Türkal için fetöcü iftirası atıp daha sonra hiç bir şey olmamış gibi oğlu Muhammed ile beraber fetöcü diye ihbar ettiği Ünal Türkalın yanına gidip evinde yatılı kalması.

d) Daha bunlar gibi bir çok açığının ve iftirasının çıkmasından sonra Oda tv den Dosyatv ye ordan diriliş postasına kadar içerde domina taşı gibi etkili olabilecek tetikçileri ile Kedicik Mustafa Kaplanın böyle bir tuzak kurarak saldırıyla ortaya çıkması fetöye yardım etmeye çalıştığının göstergesi olmuştur.

 

20- Mevlid meselesi ise, Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz, Osmanlıdan hatta Selçukludan beri Ehli Sünnettir ve kıyamete kadar Ehli Sünnet kalacaktır. Vefat edenlerimizin arkasından hatimler okur mevlidi şerifler düzenleriz ki bu programları zaman zaman Devletimiz’de Diyaneti ile organize etmektedir.


21- Bediüzzaman hazretlerinin merhum vekili varisi Mustafa Sungur ağabeyimizin vefatının senei devriyesi münasebeti ile tüm sevenleri hatimler okumuş mevlidi şerif düzenlemiştir. Covid19 salgını sebebi ile bir araya gelinemediği için canlı yayınlar ile görüşmeler sağlanmıştır.


22- Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin kendisinden sonra yerine vasiyeti ile tayin edip görevlendirdiği Hüsnü Bayramoğlu ağabey ise bulunduğu konum ve üstadının ona verdiği görev vazife ve sorumluluklar sebebi ile o bilinçte hareket eder.


23- Bediüzzaman Said Nursi hazretleri Risale-i Nur eserinde şöyle demektedir : . Çünki iman dersi için gelenlere tarafgirlik nazarıyla bakılmaz. Dost düşman derste fark etmez.

Emirdağ Lahikası-2 ( 36 )


24- Bu bağlamda değil 17-25 aralık 2013den sonra fetöyü savunan twitler atan Muhammet Sungur yayına katılmış bizzat fetöde, apoda yayına katılsa çıksa konuşmak istese Risale-i Nur’dan alınan derse binaen geri çevrilmez dinlenir ne diyor bakılır. Ben dahi gazeteci kimliğimle fetöcü dediğim ihbar ettiğim suç duyurusunda bulunduğum şikayetçi olduğum bir çok kimse ile defalarca görüşmeye iletişime geçmeye çalışıyorum ki bilgi alayım neyin ne olduğunu göreyim düşmanlarımın yüzüne söyleyecek sözümü söyleyebileyim düşmanımda olsa arkasında değil yüzüne karşı mücadelemi ortaya koyabileyim.


25- Muhammet Sungur meselesi ise gerçekten fetö terör örgütünü 17/25 aralık 2013 süreciden sonra’da savunduğu göz önünde bulundurularaktan elbette soruşturma geçirmediyse hala yargılanma olmadıysa gereği yapılmalıdır. Sene 2020 olmuş bugüne bırakılmamalıdır ve yarınlara bırakılmamalıdır bu soruşturma.


Fakat bu şahıs asla DosyaTv nin yalan haberi gibi firari değildir İstanbul’dadır serbesttir. Hatta fetö mehdidir diyen eski Ak Parti vekili Said Yüce ile fırıncı cenazesi sonrası taziye programı yapan İhsan Atasoy bile istanbulda elini kolunu salayarak serbestçe dolaşmakta Said Yücenin yanına gelip pozlar verebilmektedir.


İstanbul İlim ve Kültür Vakfının düzenlediği fırıncı taziyesinde fetöye mehdi diyen meşhur bir fetöcünün ekranlara çıkarılmasını görmezden gelenler bu konuda çok hevesli olmuştur. İşte bu bağlamda Muhammet sungurun bu yayına çıkması doğru olmuştur ki milletin gözü açılmıştır fetö ile mücadele yürütülecekse benim fetöcüm senin fetöcün diye ayrım yapılmamalı bütün fetöcüler yargılanmalıdır ki Fetönün sivil ayağı Türkiyede en güçlü dönemini yaşamaktadır ki Muhammet Sungur onların olsa olsa en küçük ayağı olabilir.


Fetö ile mücadele ettiğini söyleyip bunca sene bu konuda tahkikat yapmayan suç duyurusunda bulunmayanların babasının vefatı ile ilgili bir mevlide yayına katılması üzerinden uydurma başlıklar ile çamur atması art niyetten başka bir şey değildir fetö mücadelesinde samimi olmadıklarının ilanından başka bir şey değildir.


26-Fetöcü olduğunu bildiğiniz görgü tanığı olduğunuz konularda suç duyurusunda bulunmak her Türk vatandaşının vatan borcudur görevidir.


Ancak hakim hükmünü vermedikçe o kişiyi siz yargılayamazsınız paralel mahkeme kuramazsınız.

 

Suçlamalarda bulunur ve yargılanmasını talep edebilirsiniz.


Bunu yapmak için şayet 2016 dan 2020 yılına kadar bekliyorsanız bunca sene o fetöcüleri korumuş ve onlara karşı göz yumduğunuz anlamını taşır.


Fetö ile mücadelede samimi olmak size ters düştükleri zaman uğraşmak demek değildir.

Onlar Türkiye Cumhuriyetin bağımsızlığına kast etmiş millet ile ters düşmüş ihanet etmiş katliam yapmıştır. Kendinizi değil bu ülkeyi düşünerekten bir mücadele bir eylem planı ile yol çizmelisiniz ve onu takip etmelisiniz.


Şayet niyetiniz hakikatın ilanı ve ifşası ve yargılanma olmasını istemek değilse ve Taşı atacaksa bu konuda en masum olan hiç günahı olmayanlar atsın zira bu konuda dil uzatanların kendi fetö geçmişleri dosyaları sataştıkları fetöcülerden daha köklü ve kapsamlı olduğu aşikar olmuştur.


Sonuç olarak OdaTv, Diriliş Postası Yazarı Murat Çetin, DosyaTv sahibi Mustafa Aydın ve Kedicik lakabı ile Fetö tahşiye kumpasında mağdur mazlum insanlara iftiralar atan Mustafa Kaplan’ın fetö ile sorunu varsa önce kendilerini toplum nezdinde aklasınlar, Türkiye Cumhuriyeti nezdinde aklasınlar şu mermileri bombaları kim koydu yeniden masaya yatırıp olayı aydınlatmakla işe koyulsunlar.


Bunların numaralarını yemiyoruz oyunlarına gelmiyoruz kendi açıkları ifşa oldu hedef saptırıp panikle üzerlerinden atıp bu işten sıyrılmak istiyorlar fakat nafile zira artık peşlerindeyim milletçe hesap soracağız o 2 el bombası ve mermileri kim koydu yeniden yargılanacaksınız. O bombaları koyanların fetö değilde fetö tarafından mağdur edilen masum insanların koyduğunu diyecek kadar iftiralar atıyorsunuz elbet hesap soracağız sorduracağız. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Adil Mahkemelerine güveniyoruz ve işlediğiniz suçların karşılığını göreceğinizden şüphe duymuyorum.


Selam Hüdaya Tabi Olanların Üzerine Olsun

Saffı Evvel Talebe-i Nur Çilingir Ali Savran Has Torunu

Gazeteci Yazar

Süleyman YASİN AKDENİZ

1-Kâfir olan bir adama kâfir demeyen veya küfründe en ufak şüphe eden bir insanın kâfir olacağına dair bütün şeriat ulaması ittifak halindedir.

2-Madem FETO, deccaldir. Bütün ümmetin ittifakıyla deccal; kâfirdir.

3-Gelen sahih hadislere göre Peygamber aleyhisselam “Deccal kâfirdir. Ona kâfir demeyen veya küfründe en ufak bir tereddüd eden kişi de onun gibi kâfir olur” buyurur.

4-Peki ‘ehli kıble olduğu iddia edilen” kaç tane FETÖCÜ, O’nun kafir olduğunu kabul eder?!..

Hiçbiri…

Kafir kabul etselerdi yoldaş olmazlardı zaten…

5-Hatta Ahmet Akgündüz, deccal olduğu kesin olan FETO’nun “veliyyullah ve kutup” olduğunu buyurur.

Eeee…

Ne olacak bu durum?!..

Bu işe kim karar verecek?!..

Bu meselede kimin hükmü geçerli olacak?!..

6-Cenab-ı Allah ve Peygamber aleyhisselam mı yoksa yabancı istihbarat örgütlerine ajanlık faaliyeti yürüten adamlar mı?

7-Kime iman ediyorsunuz?

Allah’a mı yoksa dinini dünyaya satan alçaklara mı?!..

Evvela ona karar veriniz, gerisi kolaydır.

8-Nurcu ayaklarına yatan münafıklarla uğraşsan 10000 yıllık ömür yetmez.

Gazateci-Yazar

Süleyman Yasin AKDENİZ

1-Sosyal medyada yazdığım hiçbir mesele olmasın ki bunu bizzat Şehid Hüsnü Bayramoğlu Ağabeyimize söylemiş olmayayım.

2-Tek tek açıyor okuyor belgeleri gösteriyordum. Sabırla ve ciddiyet ile beni dinliyordu.

3- Hiçbir vakit normal bir görüşmemiz olmadı hep hizmet ile alakalı veya fetullahçı terör örgütü ile mücadele ile alakalı konuşuyorduk.

4-Bu terör örgütüne öyle bir gayzı öfkesi husumeti vardıki elinden gelse yer yüzünde 1 tane nefes alıp veren fetöcüyü sağ koymazdı.

5- bugün bütün fetöcüleri kafir ilan edebiliyorsam bu konuda net ifadeler ile bizi İrşad eden Hüsnü Bayramoğlu Ağabeyimizin üzerimizdeki emekleridir

6- Reisi Cumhurumuz Recep Tayyip Erdoğan ile ne zaman bir araya gelseler hususan fetullahçı terör örgütü ile mücadele noktasında tam destek veriyordu

7- Defalarca bu konularda yazdı söyledi fakat istediği eylemleri malesef bulamayımca bana WhatsApptan “hiç müdahele eden olmuyor bu acı durumu anlatmak her nur talebesinin vazifesidir’ diye ne yapmamız gerektiğini ders veriyordu.

8- Hüsnü Bayramoğlu Ağabeyimizin fetullahçı terör örgütüne karşı mücadelesi iman Kuran hizmeti dahilindeydi. Çünkü fetulahçı terör örgütü doğrudan ahireti hedef alıp insanların tamamının kafir olarak ölmesini istediği için onlara karşı mücadele eden nurculara ayrı bir kıymet veriyordu.

9- Hüsnü Bayramoğlu Ağabeyimiz ile 2015 Aralık ayında bu konuları sormaya gittiğim bir gün sen fırıncının adamımısın seni bana fırıncımı yolladı diye kızmıştı. Şaşırmıştım fırıncıyı nurcu sanıyordum fakat köklü bir hain olduğunu ders verdi onun karısı mery ile beraber

10- Hüsnü Bayramoğlu Ağabeyimizi benim tanıdığım gibi tanımamış görmemiş duymamış olabilirsiniz fakat onun fetullahçı terör örgütü ile mücadelesinde neler yaptığını ne mücadeleler yaptığını bu terör örgütüne nasıl zararlar verdiğini bilseydiniz 18 Nisan 2021 de Hüsnü Bayramoğlu Ağabeyimiz vefat ettiğinde hayır Şehid edildi dediğimi anlayabilirdiniz.

11- yorumdaki linkte fetullah gülenin amcasının kızı Fatma gülenin Şehid Hüsnü Bayramoğlu Ağabeyimize yaptığı büyü seansı videosunu paylaşıyorum ki bu gerçeği nurcuyuz diyen hiç bir haber sitesi başta fetöcü uğur akkafa risale ajansı ile yalancı şahit Abdurrahman Iraz Nurdan haberi ile asla paylaşmaz çünkü pensilvanyadaki hocaları gönül koyar..

Gazeteci-Yazar

Süleyman Yasin AKDENİZ